Yaşamak şakaya gelmez,
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Bir sincap gibi meselâ,
Yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiç bir şey beklemeden, yani, bütün işin gücün yaşamak olacak
Senin adını
Kol saatimin kayışına tırnağımla kazıdım
Malum ya, bulunduğum yerde
ne sapı sedefli bir çakı var,
(Bizlere âlât-ı katıa verilmez),
Ne de başı bulutlarda bir çınar.
Belki avluda bir ağaç bulunur ama
Gökyüzünü başımın üstünde görmek bana yasak...
Herkesin savaşı başka ama ben kendimle kanlı bıçalıyım.
Herkes beni sakin bir liman
Sanırken
Ben her gece gemilerimi
Yakıp, yakıp
Ertesi sabaha yenilerini
İnşa etmekteyim.
Güçlüymüşüm.
Bunu farkettim
Ama kendimle savaşmayı
Bırakmam gerek.
Bana ait olmayan hislerden
Düşüncelerden arınmam gerek.
Sevecek kadar güçlü bir kalbim,
Unutacak kadar da acımasız bir aklım var.
Ve biliyorum
Ben bu dünyaya
Kimseyi memnun etmeye gelmedim.
Yorgunluklarımı sevdim
Haksızlığa uğradığımda
Ses çıkaramayışımdan
Nefret ettim
Emine Öztürk