Tanrı’nın dünyayı hiçlikten (ex nihilo) yarattığını düşünüyorlardı ve düşüncelerini kutsal metinlere dayandırıyorlardı. Gerçekte Tekvin‘de böyle bir iddia yoktu.
Bir diğer insana yardım etmek, bir imitatio dei’dir; bu, Tanrı’nın himmet ve merhametinin bu dünyadaki tezahürü demektir. Herkes eşittir, çünkü Tanrı onları kendi suretinde yaratmıştır.
Tanrıların ve dünyanın o ilk kaostan nasıl evrildiklerini tasavvur ettiklerinde, kimsenin —hatta tanrının bile— varlığın gizini anlayamayacağı sonucuna varmışlardı:
“Öyleyse kim, onun ve ondan doğanların ne zaman oluştuğunu bilebilir,
Onu Tanrı’nın yaratıp yaratmadığını
Yalnızca göğün en yücesinden onu gözleyen bilir.
Veya belki o da bilmez!”
Dinin bugünkü etkisinin azalmış görünmesinin nedenlerinden biri, çevremizin bilinmeyenle çevrili olduğunun unutulmuş olmasıdır. Bilimsel kültürümüz bizleri, dikkatimizi önümüzde duran fiziksel ve maddi dünyaya odaklandıracak şekilde eğitmektedir.