Platon ve Aristoteles’in eserlerini kelam ve kalemle eşit kudrette açıklayıp yorumlayan okulun öncülüğünü ve ünlü bir öğretmendi. Felsefi görüşleri hakkında sahip olduğumuz yetersiz malumat okulun geleneklerinden öteye geçmez.
Plotinos ‘şeylerin birbiriyle duyudaşlığı’ (sympathia) doktrininde de Stoacıları takip etmiştir; fakat bu sympathia ile Stoacılar sadece doğal nedensel bağlantıyı kastederken, Plotinos’ta bu bağın evrensel dirimselliği ve canlılığı da onun parçalarının her birini etkileyen her şeyin bütün, dolayısıyla tüm diğer parçalarla ilişkili olduğu anlamına gelir.
Bu bilim, ilk nedenlerin, varlık olarak Varlığın, dünyadaki bütün hareket ve her türlü formun nedeni olan başsız sonsuz gayri maddi ve hareketsiz olanın araştırılmasına tahsis edilmiştir.”
“Fakat böyle bir basitlik, Grek ailesinin bütün kollarını, birbirinden bu denli farklı olan insanların meşru çıkarlarını koruyarak ve onları da tatmin ederek nasıl kucaklayabilecekti? Bilim anlamında Grek aklının, kendisine kalıcı ve sağlıklı temeller bulmakta karşılaştığı zorluklar, olgunlaşacak bilgi birikimleri ile giderilmeyecek kadar büyüktü.”