Değerli yorumunuz ve belirttiğiniz ekstra kaynakça için teşekkür ederim. Milli Mücadelemizin bilinmeyen çok kahramanı vardır. Sözünü ettiğimiz, -Soyadı Kanunu’ndan önceki adıdır- Börekçizade Rıfat Efendi; dönemin Ankara müftüsü olmakla beraber Milli Mücadele’yi destekleyen Ankara Fetvası’nın öncül ismidir. Kendisi bilinmeyen bir kahramanımızdır fakat ondan daha çok bilinmeyen diğer kahramanımız ise kendisinin kıymetli eşi Samiye Hanım’dır. Eşi Rıfat Bey’e sonsuz desteğini esirgememiş ve Milli Mücadele’ye yardım etmiştir.
Bir anekdot daha aktarayım. Mazhar Müfit Bey ve Atatürk’ü ziyarete bir gün Börekçizade Rıfat Efendi gelir. Milli Mücadele yılları tabi ki, elde avuçta para kalmamış. Kahve ikram ederler ve Rıfat Efendi, maddi durumlarının sıkıntıda olduğunu tahmin ettiğinden kahveye şeker attırmaz. Neyse, ayaküstü Atatürk’e ve Mazhar Müfit’e maddi durumlarını sorar. Mazhar Müfit de, maddi durumlarının yeterli olduğunu söyleyerek odadaki kasayı gösterir (kasanın içi bomboştur halbuki). Rıfat Efendi bunun pembe bir yalan olduğunu biliyordur elbette. Özenle katlanmış bez bir parça çıkartır ve ikiliye uzatır. Eşinin ve kendisinin gelirlerinden arta kalanlarla biriktirdiği kefen paralarıdır bez parçasının içindeki.
Milli Mücadele’nin hamurunda bir müftü ve eşinin kefen paraları da vardır. Zübeyde Hanım’ın binbir zorlukta sakladığı altın takıların satılarak elde edildiği paralar da vardır. Türk milletinin çarığı da, çorabı da, giysisi de vardır. “Yokluğa rağmen” bir zaferdir Milli Mücadele. Bilincinde olmanıza sevindim, saygılar.