Oğlum Arik, askerlik hizmeti sırasında, işgale karşı savaşmanın ahlaki temellerine inanan Filistinli savaşçılar tarafından öldürüldü. Oğlum Yahudi olduğu için değil, başka bir ulusun topraklarını işgal eden bu ulusun bir vatandaşı olduğu için öldürüldü.
“Oslo süreci ile bir şans yakalamıştık ama elimizden kaçırdık. Bu, bölgede kendimizi kabul ettirmek, Ortadoğu’yla bütünleşmek için iyi bir fırsattı, ama kullanamadık. Şu son aylara kadar Filistinlilerin büyük çoğunluğu son derece olumlu ve anlayışlıydı, ama yeni nesillerin ataları gibi olacağını hiç sanmıyorum. Bunca şiddeti yaşayan çocuklar, gördüklerini asla unutmayacaklar. Ayrıca unutmaları gerektiğini de düşünmüyorum… Eskiden Filistin halkı nefret nedir bilmezdi, şimdi öğreniyorlar, bunu onlara biz öğretiyoruz. Çok iyi öğretmenleriz doğrusu!”
En yoksul çocuklar ya da çok tehlikeli bir bölgede yaşayan çocuklar arasından sectigimiz 1200 çocuk üzerinde bir araştırma yaptık onlara, ‘Şimdi evine dönebilsem, istediğin her şeyi yapabilecek ve istediğin her şeye sahip olabilecek olsan, ne isterdin? ‘ diye sorduk. Çoğu meyve yemek isterdim ya da askerlerin evimize gelmemesini isterdim diye yanıtladı. Yani artık bir hayalleri yok, sadece yakın geleceği görebiliyorlar. Bu durum o kadar uzun süredir devam ediyor ki artık umutlarını kaybetmişler. Ne oyuncak, ne şekerleme, ne televizyon, artık hiçbir şey istemiyorlar, boyun eğmişler, sanki şimdiden ölmüşler.