Kenize Mourad

Kenize Mourad

Yazar
8.5/10
87 Kişi
·
247
Okunma
·
13
Beğeni
·
1805
Gösterim
Adı:
Kenize Mourad
Unvan:
Yazar
Doğum:
Paris, Fransa, 15 Haziran 1940
Kenize Murad (d.15 Haziran 1940 Paris), annesi, Sultan V. Murad'ın torunu Selma Rauf Hanımsultan (d. Ortaköy, 15 Ağustos 1914 - ö. Paris, 13 Ocak 1941) ile babası Damat Raca Seyyid Sacid Hüseyin Ali (1910-1991)'nin kızıdır. Babası Sacid Hüseyin Ali, 1991 yılına kadar Kotwara mihracesi ve 1936 ile 1952 yılları arasında, Hindistan'da Kotwara Yasama Meclisi üyesidir. Kotwara, Hindistan'da Uttar Pradeş eyaletinde, Avadh (Oudh) bölgesinde Lakhimpur Kheri ilçesinde bulunan yaşayan en eski uygarlıktır. Avadh bugün, bir zamanlarki Babür İmparatorluğu'nun bir bölgesini yöneten idareci (Nevvab)'lerin kültürel kimlik barındıran bir bölgesidir.

"Rajkumari Kenize de Kotwara" olan asıl adını, Fransa'da ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçtiğinde nüfusa kayıt olurken "Kenize Murad" olarak değiştirmiştir.

Kenize Murad, 20 yaşında iken, köken arayışı onu İslama götürmüş, büyük tasavvufların metinlerini incelemiştir. Kenize Murad, Mart 1971 tarihinden itibaren belgeler servisine bağlı makaleler yayınlamaya başlar. Sorumluluk alanını kapsayan Bangladeş ve Pakistan gibi ülkelerde bir süre yaşamış, Bangladeş, Etiyopya ve 1982 yılında Beyrut kuşatması sırasında üç ay boyunca Lübnan'da kalmış, bir yıldan fazla bir süre de İran devrimini kapsayan savaş muhabirliği yapmıştır. Kendisi Türkçe konuşamamaktadır.

1987 yılında Fransa'da yayınlanan, De la part de la princesse morte (Saraydan Sürgüne) adlı ilk romanında sürgünde ölen annesinin hayatını anlatmıştır. Bu romanı dünyada en çok satan kitaplar listesine girmiş, otuzdan fazla dilde ve 42 ülkede yayınlanmıştır. Bu roman, Türkiye'de ilk kez Osmanlı İmparatorluğu'nun imparatorluk ailesinin bir üyesi gözüyle görülmüş, belirli bir başarı kazanmıştır. 1998 yılında ilk romanından sonra, Le Jardin de Badalpur (Badalpur Bahçesi) adlı ikinci romanını, 2003 yılında da Le parfum de notre terre, voix de Palestine et d'israel (Toprağımızın Kokusu - Filistin ve İsrail'in Sesleri) adlı, iki halkın acıklı olaylarını anlamaya çalıştığı, araştırma yazıları ile Filistinli ve İsrailli erkek, kadın ve çocukların yazılı betimlemelerini içeren bir kitap yayınlamıştır.

Kendisi 10 Temmuz 2010 tarihinde Tarihin Arka Odası programına katılmış, anılarının yanı sıra görüşlerini aktarmış ve önemli açıklamalarda bulunmuştur. Yine aynı programa 5 Şubat 2011 tarihinde de katılmıştır.
Charles Dickens bile işi, " Hindistan ' da başkomutan olmak isterdim, " demeye kadar vardırıyor. " Bu doğu ırkını dehşetle vurup, Tanrı'nın emriyle, bunca vahşet yapabilecek soylarını dünya yüzünden kaldırmak için elimden geleni yapacağımı ilan ederdim."
Şiddeti tetikleyen şiddet, bu tehlikeli döngüyü iyi biliyor. Acımasız davranılan her kişi acımasız davranmakta haklı olduğunu sanıyor, ezildiği için ezme hakkına sahip olduğunu düşünüyor.
Mutsuzluk kadar beylik ne var? Herkes bunun gündelik tecrübesini yaşıyor, insanlar "mutsuzluğa dalıyor." Oysa mutluluk bir sanat, bütün çağların felsefe kitapları ve ekolleri mutluluğa çıkacak çeşitli yolları göstermeye çalışmış.
Kenize Mourad
Sayfa 70 - Everest
Eğer insanlar açlıktan ölmemek için çalmaya mecbur kalıyorlarsa bu tamamen sözde seçkinler sınıfının suçu !!
370 syf.
Kitap Hindistan kralının dördüncü eşi Begüm Hazret Mahal adına yazılmış. Hindistan 'da yıllarca süren sömürgeyi, batının sözde en büyük insan hakları savunucularından İngiltere ' nin yaptığı işkenceleri anlatıyor. İngilizlerin himayesinden , sömürüsünden kurtulmak için mücadele veren hintlilerin bağımsızlık destanının Gandhi' den ibaret olmadığını anlatmış yazar. Kitap bir çok belge ve araştırma üzerine yazıldığı için belgesel tarzında olmuş. Hintlilerin şaşalı gösterişli hayatları, kültürleri, siyasi ve dini inançları ayrıntılarıyla anlatılmış. Kitabı okurken İngilizlerin yaptığı kan donduran işkencelere rağmen, mücadeleden vazgeçmeyen Hintlilerin azmi, kahramanca mücadeleleri Hint halkını gözümde çok üstlere çıkardı. Kitap Hindistan' ın bağımsızlık destanını en iyi şekilde anlatmış.
370 syf.
·Beğendi·10/10
Kenize Mourad kalemini sevdiğim bir yazar. Kitaplarından Saraydan Sürgüne'yi de okumuş ve çok beğenmiştim. Bu kitabı birkaç yıl önce okumuştum. Konusuna gelince; Hindistan' daki krallıklardan birinde hüküm süren bir kralın eşi olan Begüm Han'ın hikayesi. Bu Müslüman kadının toplumun bağımsızlığı ve refahı için gösterdiği cesaret takdiri hak ediyor. Çok severek okuduğum bir kitap, tavsiye ederim.
597 syf.
·10/10
Kitabın adı Saraydan Sürgüne yazarı ise Kenize Murat’tır.Kitabı 1999 yılında okumuştum.Bilinçli hayatım boyunca en kısa sürede okuduğum kitap diyebilirim.Hani derler ya trajik bir olay karşısında birisindeki değişimi anlatmak için ‘bir gecede saçları ağardı’diye..işte bir gecede ve bir solukta okudum ben bu kitabı..Aradan nerdeyse 20 yıl geçmiş ve beynimin dehlizlerinde halâ yaşamaya devam eden bir kitap..Kitabın yazarı Kenize Murat,Osmanlı padişahlarından V.Murat ın torunudur. Türk topraklarında hiç büyümemiş bir ziyaretçi gibi arkadaşlarını, kuzenlerini ziyarete İstanbul a gelip gitmiştir.Kitab’a hayatı konu olan Osmanlı prensesi Selma Sultan ile Hint Racasının kızıdır Kenize Murat.Selma Sultan ,Osmanlı hanedanlığı yurtdışına sürgün edilirken henüz 8 yaşındaydı ve bir gün vatanlarına dönecekleri ümidiyle çok uzaklaşmadılar Fransız mandasındaki Lübnan a gittiler..20 yıl içinde kitaba dair insanın hafızasında ne kalır ki ..Hatırımda kalan bazı anlatımlar şöyle;Selma küçük bir prenses iken annesi Hatice Sultan ve dedesi 5.Muratla beraber Çırağan Sarayında sürgün hayatı yaşarlar.Abdülhamid onları saraya hapsetmiştir çünkü muhaliflere her dönemde davranıldığı üzere ..Bir gün saray faytonuyla Halide Edip in Sultanahmet Mitingini izlemeye gider.Ve sarayın entrika kokan, siyasetsiz geçmeyen koridorlarında yürüyen her kadın gibi namı diğer ‘Gül’diye bahsedilen Mustafa Kemal’ e O da aşıktır.Selma Sultan sefil bir hayatı sürgün yıllarında Ortadoğu’da yaşarken yazgısını değiştiren bir kararla Hint racası ile evlenir ve İki koldan prenses oluverir.Hindistan ‘ın kapalı kültürüne dayanamaz karnındaki Kenize yi doğurmak bahanesiyle Paris’e gitmeye karar verir ardından raca eşi de gelecektir.II.Dünya Savaş’ ı patlak verince Selma Sultan Çırağan’dan beri yanında sadık hizmetkarı Zeynel ile Paris ‘te bir otel odasında yoksul günler yaşamaya başlar.Kenize’ yi dünyaya getirir ve bir yıl sonra ateşli bir hastalık yüzünden otel odasında ölür..Ölüm sebebi daha doğrusu tedavisinin basit bir antibiyotik bulunamadığı için olması benim içimde yer etmiş, o zamandan sonra aile hekimine her gittiğimde doktor un iki dakika da bir kalem darbesiyle olur olmaz her şeye antibiyotik yazmasıyla çoğu zaman içimde bir üzüntüyle Selma nın ölüm şeklini yeniden yeniden yaşamışımdır.(inanın abartmıyorum ciddiyim)Kitap dünyaca bilinen bir romandır.Yazar Kenize Murat ın bir yerdeki söyleşisinde söylediği önemli bir düşüncesini de buraya yazarak incelememi noktalamak niyetindeyim.Kenize Murat 20’ sinden sonra köklerini araştırmaya başlamış ,aksanlı konuşmayı kendine yediremediği için türkçe öğrenmemiş,Atatürk ün reformlarının Türkiye için çok iyi ve etkili olduğunu düşünürken kendi ailesine sert davranılmasını tasvip etmediğini söyler.Bir kültüre aidiyetten önce her şey’ in üstünde en önemli olanın ‘ insan olmak’ olduğunu söyler.İleri sürdüğü bir sav ‘a göre de eğer Mustafa Kemal Vahdettin’e damat olmayı başarabilseydi hanedanlığa bu kadar sert davranmaz ve monarşiye dayalı bir Cumhuriyet kurardı diye düşünür zatiâlileri..
597 syf.
·Beğendi·9/10
V.Murad'ın torunlarından Kenize Murad tarafından yazılmış olan eserde yazar,annesi Selma Sultan'ın hazin hayatını yarı kurgu yarı gerçek bir şekilde ele alır.Tabii ki Osmanlı'nın son dönemleri ve Cumhuriyet'in kurulduğu yıllardaki olayları da içerir.Çok etkileyici,sürükleyici ve görkemli bir eser.Tavsiye edilir.
597 syf.
·Beğendi·10/10
Benim gibi " tarih kitapları okuyamıyorum." diyen birinin önyargılarını kıran, muhteşem bir kitap. Hem bir aile öyküsü hem de dönem romanı olma özelliği taşıyor.
597 syf.
·Puan vermedi
Kenize Murad'ın annesi Selma Sultan'ın dramatik yaşamını kaleme aldığı çok güzel bir kitap. Tarihi roman olmasının dışında, döneme ait siyasi ve sosyolojik bilgilerde veren bir eser.
597 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
#kitapyorum

Her okuduğum kitap da ülkemiz de okullar da bizlere her şeyin siyah yada beyaz olduğu öğretiliyor sorgulamak kesinlikle öğretilmiyor. Bu kitap da okullar da öğretilen bilgilerin dışın da çok güzel bilgiler var. Okuduğum en güzel tarih kitaplarından birisi oldu. Kitabı okurken tarihe yolculuk yapıp güzel bir hikaye okuyacaksınız. ilk sayfasından son sayfasına kadar kendini hiç sıkmadan okutan, sarayda doğan bir insanın bile açlıktan ölebileceğini gösteren, insanın kendine dönüp bakmasını sağlayan güzel mesajlar içeren roman.
304 syf.
·Puan vermedi
Konu dikkatimi cektigi icin almistim. Ama acikcasi kitap da aradigimi bulamadim. Okudugum 2. Kenize Mourad kitabi. Bir daha da okumam herhalde. Dilini akici bulmuyorum. Anlatimi cok daha surukleyici ve merak uyandirici olabilirdi...
304 syf.
·8 günde·8/10
Pakistan’da gerçekten yaşanan olayları anlatması açısından bilgilendirici, aydınlatıcı. Hikayeyi anlatış tarzı masalsı, duygulandırıcı. Barındırdığı aşk ise umut verici. Bu kadar kötülüğün içinde güzel şeyler de oluyormuş dedirtiyor.
Tarihe farklı bir bakış açısı, yaşama dair entresan tespitler, şaşaalı yaşamların insansılığı, özgün bir kurgu. Umutlar ve yokoluşlar... son sayfaları bitecek diye okuyamıyorum sanki bir parçam bitecekmiş gibi...

Yazarın biyografisi

Adı:
Kenize Mourad
Unvan:
Yazar
Doğum:
Paris, Fransa, 15 Haziran 1940
Kenize Murad (d.15 Haziran 1940 Paris), annesi, Sultan V. Murad'ın torunu Selma Rauf Hanımsultan (d. Ortaköy, 15 Ağustos 1914 - ö. Paris, 13 Ocak 1941) ile babası Damat Raca Seyyid Sacid Hüseyin Ali (1910-1991)'nin kızıdır. Babası Sacid Hüseyin Ali, 1991 yılına kadar Kotwara mihracesi ve 1936 ile 1952 yılları arasında, Hindistan'da Kotwara Yasama Meclisi üyesidir. Kotwara, Hindistan'da Uttar Pradeş eyaletinde, Avadh (Oudh) bölgesinde Lakhimpur Kheri ilçesinde bulunan yaşayan en eski uygarlıktır. Avadh bugün, bir zamanlarki Babür İmparatorluğu'nun bir bölgesini yöneten idareci (Nevvab)'lerin kültürel kimlik barındıran bir bölgesidir.

"Rajkumari Kenize de Kotwara" olan asıl adını, Fransa'da ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçtiğinde nüfusa kayıt olurken "Kenize Murad" olarak değiştirmiştir.

Kenize Murad, 20 yaşında iken, köken arayışı onu İslama götürmüş, büyük tasavvufların metinlerini incelemiştir. Kenize Murad, Mart 1971 tarihinden itibaren belgeler servisine bağlı makaleler yayınlamaya başlar. Sorumluluk alanını kapsayan Bangladeş ve Pakistan gibi ülkelerde bir süre yaşamış, Bangladeş, Etiyopya ve 1982 yılında Beyrut kuşatması sırasında üç ay boyunca Lübnan'da kalmış, bir yıldan fazla bir süre de İran devrimini kapsayan savaş muhabirliği yapmıştır. Kendisi Türkçe konuşamamaktadır.

1987 yılında Fransa'da yayınlanan, De la part de la princesse morte (Saraydan Sürgüne) adlı ilk romanında sürgünde ölen annesinin hayatını anlatmıştır. Bu romanı dünyada en çok satan kitaplar listesine girmiş, otuzdan fazla dilde ve 42 ülkede yayınlanmıştır. Bu roman, Türkiye'de ilk kez Osmanlı İmparatorluğu'nun imparatorluk ailesinin bir üyesi gözüyle görülmüş, belirli bir başarı kazanmıştır. 1998 yılında ilk romanından sonra, Le Jardin de Badalpur (Badalpur Bahçesi) adlı ikinci romanını, 2003 yılında da Le parfum de notre terre, voix de Palestine et d'israel (Toprağımızın Kokusu - Filistin ve İsrail'in Sesleri) adlı, iki halkın acıklı olaylarını anlamaya çalıştığı, araştırma yazıları ile Filistinli ve İsrailli erkek, kadın ve çocukların yazılı betimlemelerini içeren bir kitap yayınlamıştır.

Kendisi 10 Temmuz 2010 tarihinde Tarihin Arka Odası programına katılmış, anılarının yanı sıra görüşlerini aktarmış ve önemli açıklamalarda bulunmuştur. Yine aynı programa 5 Şubat 2011 tarihinde de katılmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 247 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 136 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.