Adı:
Saraydan Sürgüne
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
597
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752899247
Kitabın türü:
Orijinal adı:
De La Part De La Princesse Morte
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Üç kıtayı zangır zangır titreten büyük bir imparatorluğun çöküşüne tanık olduğu sıralarda Selma Sultan henüz yedi yaşındaydı. İstanbul'da Çırağan Sarayı'nda dünyaya gelmesiyle başlayan hayat çizgisi zaten gerçek bir masal olarak yazılmıştı. Üstelik masal olamayacak kadar gerçek, gerçek olamayacak kadar masalsıydı bu hayat.
İmparatorluk ailesi, saltanatın sona ermesiyle birlikte sürgüne gönderilip Lübnan'a yerleşmişti. Hem ülkesini hem de babasını yitiren Selma, orada "yamalı çoraplı prenses" oldu, hayatının ilk aşkını tattı ve ömründe hiç görmediği bir Hint racasıyla evlenmeyi kabul etti. Hindistan'da mihracelerin şatafatlı hayatını, Britanya İmparatorluğu'nun son günlerini ve Gandi'nin başlattığı bağımsızlık savaşlarını yaşadı.

Ancak Lübnan'da olduğu gibi orada da yabancı kaldı. Sevmek istediği halk tarafından dışlanınca Paris'e kaçmaktan başka çare bulamadı. Sonunda gerçek aşkı orada buldu, ancak savaş yüzünden sevdiğinden ayrılmak zorunda kaldı. Bir kız çocuğu dünyaya getirdikten sonra, yirmi dokuz yaşındayken, yoksulluktan öldü.

Selma Sultan'ın kızı olan bu romanın yazan Kenize Murad, Osmanlı sarayını ilk kez sarayın içinden, Fransız mandası Lübnan'dan, feodal Hindistan'dan bakarak gözlerinizin önüne seriyor bu romanda. Saraydan Sürgüne, büyük bir aşkı anlatan, ender bulunabilecek romanlardan...
597 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabın adı Saraydan Sürgüne yazarı ise Kenize Murat’tır.Kitabı 1999 yılında okumuştum.Bilinçli hayatım boyunca en kısa sürede okuduğum kitap diyebilirim.Hani derler ya trajik bir olay karşısında birisindeki değişimi anlatmak için ‘bir gecede saçları ağardı’diye..işte bir gecede ve bir solukta okudum ben bu kitabı..Aradan nerdeyse 20 yıl geçmiş ve beynimin dehlizlerinde halâ yaşamaya devam eden bir kitap..Kitabın yazarı Kenize Murat,Osmanlı padişahlarından V.Murat ın torunudur. Türk topraklarında hiç büyümemiş bir ziyaretçi gibi arkadaşlarını, kuzenlerini ziyarete İstanbul a gelip gitmiştir.Kitab’a hayatı konu olan Osmanlı prensesi Selma Sultan ile Hint Racasının kızıdır Kenize Murat.Selma Sultan ,Osmanlı hanedanlığı yurtdışına sürgün edilirken henüz 8 yaşındaydı ve bir gün vatanlarına dönecekleri ümidiyle çok uzaklaşmadılar Fransız mandasındaki Lübnan a gittiler..20 yıl içinde kitaba dair insanın hafızasında ne kalır ki ..Hatırımda kalan bazı anlatımlar şöyle;Selma küçük bir prenses iken annesi Hatice Sultan ve dedesi 5.Muratla beraber Çırağan Sarayında sürgün hayatı yaşarlar.Abdülhamid onları saraya hapsetmiştir çünkü muhaliflere her dönemde davranıldığı üzere ..Bir gün saray faytonuyla Halide Edip in Sultanahmet Mitingini izlemeye gider.Ve sarayın entrika kokan, siyasetsiz geçmeyen koridorlarında yürüyen her kadın gibi namı diğer ‘Gül’diye bahsedilen Mustafa Kemal’ e O da aşıktır.Selma Sultan sefil bir hayatı sürgün yıllarında Ortadoğu’da yaşarken yazgısını değiştiren bir kararla Hint racası ile evlenir ve İki koldan prenses oluverir.Hindistan ‘ın kapalı kültürüne dayanamaz karnındaki Kenize yi doğurmak bahanesiyle Paris’e gitmeye karar verir ardından raca eşi de gelecektir.II.Dünya Savaş’ ı patlak verince Selma Sultan Çırağan’dan beri yanında sadık hizmetkarı Zeynel ile Paris ‘te bir otel odasında yoksul günler yaşamaya başlar.Kenize’ yi dünyaya getirir ve bir yıl sonra ateşli bir hastalık yüzünden otel odasında ölür..Ölüm sebebi daha doğrusu tedavisinin basit bir antibiyotik bulunamadığı için olması benim içimde yer etmiş, o zamandan sonra aile hekimine her gittiğimde doktor un iki dakika da bir kalem darbesiyle olur olmaz her şeye antibiyotik yazmasıyla çoğu zaman içimde bir üzüntüyle Selma nın ölüm şeklini yeniden yeniden yaşamışımdır.(inanın abartmıyorum ciddiyim)Kitap dünyaca bilinen bir romandır.Yazar Kenize Murat ın bir yerdeki söyleşisinde söylediği önemli bir düşüncesini de buraya yazarak incelememi noktalamak niyetindeyim.Kenize Murat 20’ sinden sonra köklerini araştırmaya başlamış ,aksanlı konuşmayı kendine yediremediği için türkçe öğrenmemiş,Atatürk ün reformlarının Türkiye için çok iyi ve etkili olduğunu düşünürken kendi ailesine sert davranılmasını tasvip etmediğini söyler.Bir kültüre aidiyetten önce her şey’ in üstünde en önemli olanın ‘ insan olmak’ olduğunu söyler.İleri sürdüğü bir sav ‘a göre de eğer Mustafa Kemal Vahdettin’e damat olmayı başarabilseydi hanedanlığa bu kadar sert davranmaz ve monarşiye dayalı bir Cumhuriyet kurardı diye düşünür zatiâlileri..
597 syf.
·Beğendi·9/10
V.Murad'ın torunlarından Kenize Murad tarafından yazılmış olan eserde yazar,annesi Selma Sultan'ın hazin hayatını yarı kurgu yarı gerçek bir şekilde ele alır.Tabii ki Osmanlı'nın son dönemleri ve Cumhuriyet'in kurulduğu yıllardaki olayları da içerir.Çok etkileyici,sürükleyici ve görkemli bir eser.Tavsiye edilir.
597 syf.
·Beğendi·10/10
Benim gibi " tarih kitapları okuyamıyorum." diyen birinin önyargılarını kıran, muhteşem bir kitap. Hem bir aile öyküsü hem de dönem romanı olma özelliği taşıyor.
597 syf.
·Puan vermedi
Kenize Murad'ın annesi Selma Sultan'ın dramatik yaşamını kaleme aldığı çok güzel bir kitap. Tarihi roman olmasının dışında, döneme ait siyasi ve sosyolojik bilgilerde veren bir eser.
597 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10
#kitapyorum

Her okuduğum kitap da ülkemiz de okullar da bizlere her şeyin siyah yada beyaz olduğu öğretiliyor sorgulamak kesinlikle öğretilmiyor. Bu kitap da okullar da öğretilen bilgilerin dışın da çok güzel bilgiler var. Okuduğum en güzel tarih kitaplarından birisi oldu. Kitabı okurken tarihe yolculuk yapıp güzel bir hikaye okuyacaksınız. ilk sayfasından son sayfasına kadar kendini hiç sıkmadan okutan, sarayda doğan bir insanın bile açlıktan ölebileceğini gösteren, insanın kendine dönüp bakmasını sağlayan güzel mesajlar içeren roman.
Tarihe farklı bir bakış açısı, yaşama dair entresan tespitler, şaşaalı yaşamların insansılığı, özgün bir kurgu. Umutlar ve yokoluşlar... son sayfaları bitecek diye okuyamıyorum sanki bir parçam bitecekmiş gibi...
597 syf.
·10/10
Kitap, insanın kulağına ezberci yaklaşımı unutup bir de bu gözle bakın diye fısıldıyor.

Yıllar önce okudugum halde hala etkisinden kurtulamadığim sayılı kitaplardan biridir...
Tarih kitaplarından sıkılanlar bile bu kitabı keyifle okuyacak.
597 syf.
·15 günde·Beğendi·9/10
Kitap çok iyidi boy olarak büyük ve kalın bir kitap olmasına rağmen yağ gibi aktı hiç sıkılmadan keyifle okudum içinde sultanlar haremağları cariyeler şehzadeler bu tarz kitapları hep sevmişimdir kesinlikle gözünüz korkmasın alın ve okuyun
597 syf.
·Beğendi·9/10
Selma sultanın yaşadıklarını ve sürgün hayatındaki duygularını yazar çok güzel empoze etmiş.
597 syf.
·8/10
Osmanlı İmparatoluğunun son günlerinden günümüze kadar uzanan hanedanlık bireylerinden birini, aynı zamanda yazarın annesinin öyküsü.
597 syf.
·14 günde·Beğendi·8/10
Osmanlı hanedanının bir ferdinin yakınlarının hikayesini yazmasının tek örneği. Kenize Murad, annesi Selma Hanım Sultan’ın acı ve ibretli hikayesini anlatırken geniş bir şekilde anneannesi Hatice Sultan’dan da bahsediyor. Kitapta Osmanlı’nın son yıllarındaki, Türkiye Cumhuriyetinin ilk bir-iki yılındaki İstanbul’dan, 1920-1930’ların Lübnan’ından, 1930’ların (bağımsızlık öncesi) Hindistan’ından ve İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesindeki ve ilk bir-iki yılındaki Paris’ten de kesitler veriliyor. Sürgün’ün insanı saraydan kötü bir otel odasında ölüme nasıl savurabildiğini görüyorsunuz. Selma Hanım Sultan’ın sonu, kendisine toslayan Osmanlı hanedanı sürgününe ve İkinci Dünya Savaşı’na rağmen böyle olmayabilirdi, kocasıyla daha uyum içinde yaşayabilir, Paris’te paralarını büyük bir sorumsuzlukla saçıp savurmayabilir, savaş başlayınca Paris’ten Lozan’a geçerek savaşın etkilerinden kurtulabilirdi, diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. Kader de tam bu zaten. Selma Hanım Sultan’dan çok, annesi Hatice Sultan’ın kişiliğinden etkilendim. Kitapta tarihi gerçeklerle uyuşmayan bazı bilgiler var. Sultan Reşad’ın uzun yıllar önce ölmüş olan annesinin 1918’de bayram merasiminde Valide Sultan olarak bulunması, Halife Abdülmecid’in kızının isminin Dürrüşehvar yerine Sadiye olarak, Mukbile Sultan‘ın isminin Makbule Sultan olarak verilmesi, M. Kemal Atatürk’ten yedi ay önce vefat eden Hatice Sultan’ın ölümünün sonraya alınıp torunu Kenize Murad’ın doğumuyla arasının yaklaşık dokuz aya kadar düşürülmesi gibi. Sonuçta bu bir roman, tarih kitabı değil ama bu konularda Kenize Murad daha dikkatli davranabilirdi. Harem ağası Zeynel’in Selma Hanım Sultan’ın babası olabileceğinden bahsedilecek kadar ön plana çıkarılması ise kitabın, Fransa başta olmak üzere, batı ülkelerinde cazip olmasını sağlama çabasının sonucu olsa gerek.
1921'de Türkiye'de hilafet tehlikeye düştüğü vakit,Hint'li müslümanlar,daha önce görülmemiş bir şekilde işgalci İngilizlere karşı ayaklanmışlardı.Gandi ve Hindu'lar tarafından da desteklenen bu hareket,bağımsızlık için yapılan büyük gösterilerin ilk adımını teşkil etmişti.
"Selma,büyük duyguların arkasına gizlenmeden istediğini yapmakta özgür olduğunu anlamaya çalış."
Kenize Mourad
Sayfa 535 - Everest Yayınları
"Gelsen çok memnun olurum" diye yazmıştı. Memnun olmak?!.. Tüm o kalp çarpıntılarını, o gözyaşlarını ifade edebilir miydi bu kelime ?
Zümrüdüanka Kafdağı'nın arkasındaydı.Oraya varmak için ateş çemberlerinden geçmek,azgın suları aşmak,vahşi canavarlarla boğuşmak gerekiyordu.
Ölümü simgeleyen siyah hırkaları sırtlarından atarak,bembeyaz giysileriyle ışıl ışıl ortaya çıktılar.Saf,lekesiz ruhlar gibi beyaz..yavaş yavaş dönmeye başladılar.Sağ elleri gökyüzüne açılmış sol elleri yer yüzüne dönük.Tanrı'dan alıp kula vermek üzere...
“Görüyorsunuz ya, ben bile Sultan Abdülhamid’e kızmıyorum artık. İngiltere’nin, Fransa’nın, Rusya’nın topraklarımızı paylaşmak istediği bu zor dönemde, ülkeyi, hiç şüphesiz onun gibi bir adamın yönetmesine ihtiyaç vardı. Otuz üç boyunca, imparatorluğu onu parçalamak isteyen güçlere karşı koruyabildi.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Saraydan Sürgüne
Baskı tarihi:
Mayıs 2014
Sayfa sayısı:
597
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752899247
Kitabın türü:
Orijinal adı:
De La Part De La Princesse Morte
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Üç kıtayı zangır zangır titreten büyük bir imparatorluğun çöküşüne tanık olduğu sıralarda Selma Sultan henüz yedi yaşındaydı. İstanbul'da Çırağan Sarayı'nda dünyaya gelmesiyle başlayan hayat çizgisi zaten gerçek bir masal olarak yazılmıştı. Üstelik masal olamayacak kadar gerçek, gerçek olamayacak kadar masalsıydı bu hayat.
İmparatorluk ailesi, saltanatın sona ermesiyle birlikte sürgüne gönderilip Lübnan'a yerleşmişti. Hem ülkesini hem de babasını yitiren Selma, orada "yamalı çoraplı prenses" oldu, hayatının ilk aşkını tattı ve ömründe hiç görmediği bir Hint racasıyla evlenmeyi kabul etti. Hindistan'da mihracelerin şatafatlı hayatını, Britanya İmparatorluğu'nun son günlerini ve Gandi'nin başlattığı bağımsızlık savaşlarını yaşadı.

Ancak Lübnan'da olduğu gibi orada da yabancı kaldı. Sevmek istediği halk tarafından dışlanınca Paris'e kaçmaktan başka çare bulamadı. Sonunda gerçek aşkı orada buldu, ancak savaş yüzünden sevdiğinden ayrılmak zorunda kaldı. Bir kız çocuğu dünyaya getirdikten sonra, yirmi dokuz yaşındayken, yoksulluktan öldü.

Selma Sultan'ın kızı olan bu romanın yazan Kenize Murad, Osmanlı sarayını ilk kez sarayın içinden, Fransız mandası Lübnan'dan, feodal Hindistan'dan bakarak gözlerinizin önüne seriyor bu romanda. Saraydan Sürgüne, büyük bir aşkı anlatan, ender bulunabilecek romanlardan...

Kitabı okuyanlar 99 okur

  • Meryem Aydın
  • Damla Keseli
  • Zeynep Akar
  • Elif Göksal
  • Elif Şengül
  • Ayşe Narin
  • Aylin iğcioğlu
  • Elif yazlığ
  • Duygu Demircioğlu
  • Orhan Gazi Bakkaloğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%7.3
18-24 Yaş
%9.8
25-34 Yaş
%17.1
35-44 Yaş
%39
45-54 Yaş
%19.5
55-64 Yaş
%7.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%81
Erkek
%19

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (12)
9
%26.2 (11)
8
%33.3 (14)
7
%7.1 (3)
6
%4.8 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0