Doğulular'ın bütün ruhsal ve sosyal koşullara anında uyarlanma kapasiteleri vardır.
Bu onların işitsel modda olmalarının bir sonucudur.
Batılılar ise,sabit bir bakış açısına bağlıdır.
Başarısızlığa uğratılmış olan beyaz kültürün bütün dünyayı bembeyaz edebileceği görüşü sona ermiştir. Bu yöndeki amaçlarını gerçekleştiremeyen batı bunu başaramadığı gibi kendi toplumlarının da kültürünün beyazlığının elden gitmeye başladığını fark etmiştir.
Tüm Dünya kültürlerini kendisine benzetme amacı taşıyan batı artık bu amacından uzaklaşmıştır.
18. yüzyıldan beri özellikle Batı'da ortaya çıkan geniş ölçekli toplumsal ve siyasi mücadelelerde kitlelerin yalnız hareket etmediği, yanlarında hep ellerinden tutup onlara yol gösterecek bir entelektüeller grubu olduğu görülmüştür. Çünkü entelektüellerin bildiği ama kitlelerin bilmediği çok önemli bir şey vardır: HAKİKAT
Foucault, okurların kitapları ön yargısız ve ideolojik saplantılardan arınmış bir şekilde okumalarını düşlemektedir. Ona göre kitaplar yazarları için okunmamalı ya da yazarları yüzünden okumadan mahrum kalmamalıydı.
İktidarın filozofu, maskesini takarak okuyucusunu özgürleştirmek istemekteydi.