Kendi anlayışına uymayan insanlardan yaptıklarının kötü bir şey olduğunu bile bile zaruret, dirençsiz bir arzu, bir huy, bir hırs, bir iradesizlik, bir uyumsuzluk; yahut da bizim kötülük bildiğimiz bir başka düşünce, başka tabiat, başka ahlak, başka yaradılış, başka ilcalarla (Zorlama,zorunda bırakma) çoğunluğa benzemeyenler -kusursuzlar- ancak kusursuzluğu bin bir tehlikeden sonra kazanmışlar kızmakta haklı olabilirlerdi. Düşülülünce onların bile hakkı yoktu.
Sayfa 15 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Hiçbir insana kin, hiçbir insana tiksinti duymamıştı. Kızdığı, konuşmadığı, sevmedi insanlar elbet olmuştu. Ama kimseden iğrenmemişti. İğrenilecek bazı şeylere kızmakla yetinmişti. Bazı sahtekâr, riyakâr insanların namuslu numarasıyla orospuları, karısı veya kocası tarafından aldatılmışları, ahlaksızlıkları görünce küçümser ve iğrenir gibi haller takındıklarını görünce pek kızardı.
Sayfa 14 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
En korktuğu şey küçük görülmekti. İnsanlardan her zaman kendini aşağı görmüştü. Hatta küçük görmüştü. Görmüştü ama başkası tarafından öyle görünmek onu çok üzerdi.
Sayfa 13 - iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu