“...Baba oğluna eşit davranmaya, çocuklarından çekinmeye alışır. Kendini babasıyla bir tutan delikanlıysa büyüklerini saymaz, çekinmez onlardan; hür yaşamak ister.”
“İşte bu yüzden oligarşilerde devlet adamları, yurttaşların ölçüsüz para harcamalarına, israflarına göz yumarlar. Sonunda da iyi soylu, yiğit kişileri beş parasız bırakırlar.”
“-Zenginlikle doğruluk öyle ayrı şeylerdir ki, ikisini teraziye koydun mu, kefelerin biri hep aşağı iner, öteki yukarı çıkar.
...
-Bir devlette zenginlik ve zenginler baş tacı olunca, doğruluğun ve doğru insanların şerefi azalır.
...
_Böyle yükselmeye, şana, şerefe düşkün yurttaşlar zamanla para düşkünü, cimri, açgözlü olurlar. Zengini över, beğenir, başa getirirler; fakiriyse hor görürler.”
“Babası onun içindeki dürüstlüğü besler, geliştirir. Başkalarıysa isteklerini, tutkularını azdırır. Aslında kötü olmayan, ama ister istemez kötülerle düşüp kalkan delikanlı, kendini çeken iki yanın ortasında bir yol tutar, yükselme isteği, içindeki taşkınlıkla karışır, hem kendini beğenmiş hem de şeref düşkünü bir insan olur.”