Gözyaşılı Şiir
Zabıtaların kırdığı bir çocuk kantarıydım ben,
iyi olmak için, bir şirin söz söylemek için, biraz sevilmek için çocuk yüzlü olmak isterken.
Eğreti bir takım formasıyla bezenmiş ve kaynak kokusu henüz üstünde duran, sacdan bir kumbaraydım,
sanayi işçisi sabilere benzeyen.
Şehri kurbağaların bastığı cumartesi günü, küçük bir siftah atılıp öyle bırakılmıştım, sarısı kaçmış gastenin üstünde.
"Ne biliyorsun oğlum" cümlesiydim annemin dilinden düşüp de, en azılı kötünün öyküsünü okumak isteyen.
Kelepçelenip götürülmüştüm hakim yüzü görmeden.
Ahlaksız olgun adamlardan ayakbastı tokadı yemiştim bile, kırgın insanların göğüs kafesini tamir etmek isterken....
28.01.2019