Yeşim

Yeşim
Gülümse...
Onu ilk gördüğümde yaşantımda çok önemli bir yer tutacağını sezmiştim. Bu tıpkı, bir filmin daha ilk karesinden bütününü kavramak, sonunu tahmin etmek gibi bir duyguydu. Onu ilk gördüğümde bundan böyle artık benim için çok önemli olacağını sezmiş ve ürkmüştüm. O andan başlayarak yaşantım değişecek, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Bunu nasıl güçlü hissettiğimi ve sarsıldığımı iyi hatırlıyorum. Fakat elimden gelen hiçbir şey yok. Çünkü güçlü bir çekim alanının etkisine girmiş, büyülenmiştim. Bütünüyle 'tuhaf' olarak tanımlanacak bir zevkle bu albeniye kapılmıştım. Tamamen kendi isteğimle ve tamamen 'ben' oluşumla ilgili olarak. Onu ilk gördüğümde kendi kendine konuşuyordu. Biraz dikkat edince aslında çömeldiği yerde benim göremediğim bir şeyle konuştuğunu anlamıştım. Ona bakmaktan kendimi alamıyıor, merak etmeme karşın bir türlü yerdeki şeye gözlerimi çeviremiyordum. Tam anlamıyla büyülenmiştim. Hani anlatmak için sözcüklerin yetersiz kaldığı, ancak mecazlarla, metaforlarla ifade edilebilecek insanlardandı o.
Reklam
Ah Mabel, hep güçlü olmak zorunda kalmamız ne yorucu...
Sayfa 23
Dışarda birileri ölüyor!
''Başlayacağım şimdi hepsine be!'' diye elini kaldırıp,hesap sorarcasına salladı göklere.
Sayfa 21 - Everest
Sabretmekle ilgili birçok teori geliştirmiş ve artik kabullenmisti, beklemiyordu.