Asi

Asi
@Yetmislikrakun
İnsanlar köklerinize değil de çiçeklerinize âşık olursa, sonbahar geldiğinde ne yapacaklarını bilemezler.
İnsanoğlu unutur gider diyorlar… ‘Alışırsın zamanla,’ diyorlar. Hatta bir gün gelir, hiç yaşanmamış gibi olurmuş. Ama ben… ben ne unutmak istiyorum ne de yokluğuna alışmak. Onu yüreğimde taşımak istiyorum. Onun sevgisini, sesini duyduğumda çarpan kalbimi… Bana ‘seni seviyorum’ dediğinde mutluluktan dört köşe oluşumu… Bunların hiçbirini unutmak istemiyorum. Çünkü insanın ömründe bir kere tattığı bazı şeyler vardır; unutmak değil, daha da derine kazımak ister. Benimki işte öyle bir sevgi.
– Peki ya düşersen? – Uçarım o zaman. – Uçamazsın. – O zaman tek başıma düşmenin tadını çıkarırım. – Açılın, açılın tekrar! – Çocuk… dizlerimdeki yaralar…
Her gün bir tuğlası düşüyor ömrümüzün..
Yalandır… öyle değildir. O yapmaz, bana kıyamaz. Her şeyden sakınır beni, en küçük bir incinmemden bile korkar. Bana zarar gelmesine izin vermez, beni böyle feci bir şekilde bırakmaz… değil mi? Yapmaz… yapamaz… Gözünden sakındığı insanı böylesine incitmez. Beni, koca bir okyanusun ortasında, hiçbir şeye tutunamayan bir hiçmişim gibi bırakamaz.