Kimseyle hiçbir konuda yarış halinde değilim. Kimseden akıllı, kimseden güzel,
kimseden iyi olma gibi bir iddiam yok.
Kimse için en değilim.
Daha değilim.
Bu devasa iddiasızlığın bana verdiği özgürlüğün hastasıyım.
Doktorun karısı yerinden kalkıp pencereye gitti. Aşağıda çöp yığılı sokağa, haykırıp duran, şarkılar söyleyen insanlara baktı. Sonra başını gökyüzüne kaldırdı ve gökyüzünü baştan aşağı bembeyaz gördü, Tamam, sıra bana geldi, diye düşündü. Birden kapıldığı korku, gözlerini yeniden yere indirmesine neden oldu. Kent hâlâ orada, karşısında duruyordu.
Çavuş, En iyisi bunları açlıktan gebermeye bırakmak, dedi, hayvan ölürse, zehir de ölür. Aynı şeyi söylemiş ve düşünmüş olan askerlerin azımsanmayacak sayıda olduğunu biliyoruz, ne mutlu ki, içinde hâlâ birazcık insanlık kalmış biri, Bundan böyle kasaları yarı yola kadar götürüp bırakalım, körler de oraya kadar gelip alsınlar,
Yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye başlasak, vereceği sonuçları önceden kestirmeye çalışsak, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra rastlantısal sonuçları, daha sonra da ortaya çıkması düşünülebilecek sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza bir şey geldiğinde, bulunduğumuz yere çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım bile atamazdık.