Hala kendisini Batılı devletler camiasından sayan ve Batılının terazisinden dürüst bir hak tartışı bekleyen satıhcı politikacılarımız, Sovyetlerle Amerikalılar ve bazı Avrupalılar arasındaki bünye çatışmasının Türk vatanına bağlı (stratejik) imtiyazları yüzü suyu hürmetine koparabildiğimiz kırıntı yardımları ve sahan artıklarını gönülden bir veriş ve samimi bir el uzatış sansın dursun!.. Hiç beklemedik bir anda Batılı topluluklar birdenbire anlaşabilir ve kabak, bizimle Arap petrolleri üstünde patlayabilir.
Evet, her şey ruhî faktörden ve bu faktörü kurtarma davasından ibarettir. Gerisi sadece arkadan gelenler ve gelecekler… Önde lokomotif, arkasında vagonlar… Vagonları frenlemekten bir şey çıkmaz; lokomotife hakim olmak lazım…
Şu anda Türkiye’nin baş derdi, yalnız bu milli ıstırap ve inkisardır. O da sadece ruhîdir. Bu davadan önce, ne idarî, ne siyasi, ne hukuki, ne iktisadi mesele var, ele alınacak…
Mukaddes emanet; vatan - millet -din- iman…
YaInın ana kahramanı Abdullah Osmanlı’nın son yıllarındaki çoğu savaşına katılmış, köylü ama kendini geliştirmiş bilgili bir karakter. Babasından aldığı kutsal emaneti kendi soyu boyunca devam ettirmek ister. Lakin oğlundan devam eden soyu 3 kuşak sonrasına kadar gittikçe bozularak yerli Moskof olur ve gün gelir karşısına dikilir. Kızından devam eden soyundan ise 3 kuşak sonra kutsal emanete daha da sahip çıkan bir nesil ortaya çıkar. Bu torunu da gün gelir dedesinin arkasında durur.
Eser de nesilden nesile doğru toplumsal ve ahlaksal bozulmayı görürüz . Okunmasını tavsiye ederim.
Mukaddes EmanetNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2022650 okunma