Yonca Koçak

Yonca Koçak
Sakin göllerin kuğusu ya da karşı köyün delisi.
Puan vermedi·174 syf.··
2024 11. kitabı
Dün bitirmiş olduğum kitabın incelemesi için bir gün beklemek istemiştim çünkü Aziz’in yaşadıklarını öyle bir çırpıda anlatmak istemedim. Yaşanmış bir hikaye olması mı yoksa benim ailemde de buna benzer bir olayın olması mı bilmiyorum ama o aitsizlik hissini , yerinin neresi olduğunu bilememe hissini ben de birinin gözlerinde görmüştüm. Vefanın , merhametin her kalbe ulaşmadığını bir kere daha görmüş oldum. Ahh Aziz , ahhh çocuk Aziz , Herkesi varken kimsesiz kalmanın hikayesini anlatan Aziz ,76’sında çocukluğunun buğusunda kalmış Aziz... Gelelim konusuna ; Aziz köyde annesi ve kardeşleri ile birlikte yaşarken gurbette çalışan babaları onları yanlarına çağırır. Annesi Nazlı, İzmir’e gider ama Aziz’i anneannesi,dedesi ve hasta dayısı ile birlikte yardım etmesi için köyde bırakır. Giden ve kalanın farkını en iyi anlatan bir hikaye böylelikle başlamış olur. İzmir’den gönderilen her sepet içine Stüdyo Foto Parktan koyulan her fotoğraf Aziz’i biraz daha ötekileştirir. Şehre giden ailesinin arada sırada gönderdiği bir sepetle unutulmadıklarını hissettirmeye çalışsa da köyde kalmış Aziz için bu ağırlıktan başka bir şey değildir bence. Sünnet düğünü yapmayı çok isterken dedesi bir türlü parayı denkleyemez. Artık ne olacaksa olsun diye köy meydanına gelmiş sünnetçide tek başına gidip sünnet olur ve eve gidip hiç ağlamadığı kadar ağlar.(sizin de göz yaşlarınızı tutmanız mümkün olmayacaktır.) Tüm bunları yaşayıp kardeşlerinin sünnet düğünü için şehre davet edilirler ve siyasi bazı olaylardan dolayı düğünleri iptal edilir. (Buna da sevinirken bulacaksınız kendinizi) ne sandınız köye bıraktığınız çocuğun kendi sünnet yatağını kendi yaparken siz şehirde eğlenecek miydiniz ? ilahi adalet! Zaman değişir Aziz İzmir’de ailesinin yanında kalır ve o hasta dayısından öğrendiği
1000Kitap
İki Köy Bir ŞehirBerna Nalbantlar · Dorlion Yayınları · 202469 okunma
Reklam
Puan vermedi·480 syf.··
2024 10. kitabı
Herkese merhaba , mayıs ayı resmen yağmur ve gökgürültüsü ile başladı heyecan verici bir ay olacak belliki Ben bir üçleme olan kilit-anahtar-kapı serisinin son kitabını da bitirdim bi koşu geldim buralara. Ayy arkadaşlar ben ne okudum‍ Böyle bir dünya da yaşıyoruz düşüncesi beni oldukça rahatsız etti ama ne yazık ki hepsi o kadar doğru ki. İlk iki kitabında olaylar başlamıştı Aditi yakalanmış büyük güçlerin(!) güçlerini ve neler yapabileceklerini gördük artık son kitapta madalyonun iki yüzünü de görmüş olduk. Yazar Kapı kitabı için “tarihe not düşülüyor “demiş gerçekten de öyle . Bu her ne kadar bir kitap olsa da “olan”ı anlatan bir kitap. Geçmiş olayları ve günümüz ilişkilerini çok net gözler önüne seriyor ve insanın bu bilgilerle irkilmesini sağlıyor. Kim bu “elitler grubu” ? Adalet, eğitim , ilaç, ekonomi , tarım bunun gibi pek çok sisteme hükmeden bu örgütlenmenin yapabileceklerinin bir sınırı yok. İnsanları piyon gibi görüyorlar. Gerçek hayattan bir çok izler görüyoruz ve bu da bizim bu sistemdeki yerimizde gözleri önüne seriyor. Ilk iki kitabın da söyledigim gibi yazarın donanımı araştırması beni hayran bıraktı bu kitap aksi halde bu kadar heyecan verici yazılamazdı. Bu seriyi gözüm kapalı öneriyorum kesinlikle çok beğeneceksiniz türünde okuma yapıyorsanız en beğenilenler arasına alabilirsiniz ya da türüne başlama kitabı olarak seçebilirsiniz. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim kitapların kapakları çok anlamlı
KapıYaşar Özdemir · Feniks Kitap · 202352 okunma
Puan vermedi·276 syf.··
2024 9. kitabı
Herkese merhabaa öyle yoğun günler geçiriyorum ki bu sıkışık zamanlarda dilinin zorlamadığı , kolay anlaşılır , hızlı ilerleyen bir kitap okumak iyi geldi Kitabımız , Eskişehirli olan Kemal öğretmenin Bursa Kemalpaşa’ ya tarih öğretmeni olarak atanmasıyla başlıyor. Buraya giderken yolculuğu, köydeki hayatı, insanlarla ilişkileri , alışma süreci, öğrencilerle münasebetleri ve tabiki Ayşe’ yi anlatıyor yazar. Ve bence ilk romanı olmasına rağmen yerinde betimlemeleriyle çok da güzel anlatmış köyü, köy yaşamanı ve insanın tutkusunu-aşkını. 1970 li yılarda geçse de yazar betimlemeleriyle içinde olduğum -alışık olduğum köy hayatını çok güzel geçirmiş bizlere ve sık sık Atatürk’ü anmasını , Cumhuriyeti güzellemesi beni çok mutlu etti. İdealist öğretmenimiz ve başkasıyla nişanlı olan Ayşe aşklarını yaşayabilecek mi? Bu aşkın bir sonu var mı? Sevdalıları neler bekliyor? Kitabın sonu istediğiniz gibi bitecek mi? Hadi gelin bu soruların cevabını kitabı okuyarak bulalım . Size şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
Tutku Aşk ve Bir ÖğretmenYılmaz Arıbaş · Sokak Kitapları Yayınları · 202154 okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
Kitap 1943 yılında ikinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı yıllara uzanıyor. Rosa, anne ve babasını kaybetmiş Gregor ile evlenmiştir ama daha evliliklerinin ilk yılında Gregor ikinci Dünya Savaşı’nın çıkması üzerine cepheye gitmek zorunda kalmıştır. Eşinin cepheye gitmesi ile yalnız kalan Rosa‘yı SS subayları dokuz kadınla birlikte Hitler’in gizli karargahı olarak sayılan ve kurdun ini olarak bilinen yere çesnici olarak götürürler. Günde üç kez kurdun ininde “ondan” önce yemekleri yiyip zehirlenme ihtimalini ortadan kaldıracaklardır. Günde üç kez ölümlü burun buruna! Savaşın en harlı günlerinde karınlarını güzel yemeklerle doldurdukları için sevinsinler mi yoksa yedikleri yemek son yiyecekleri olabilme ihtimalini düşünüp üzülsünler mi ? Hayatın ve dostluğun farklı yönlerinde dolaşacak, kendinizi gerçek sorulara cevap ararken bulacaksınız.
Kurdun SofrasıRosella Postorino · Salon Yayınları · 2023171 okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2024 7. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 29 Şubat 2024 11:17
İnsanlar kendilerini anlatmaktan ne kadar da mutlular. Bıraksanız günlerce kendilerinden,hayatlarından, anılarından bahsederler. Bazen düşünüyorum da belki de bunları bize anlatmıyorlar. Kendilerini anlatıyorlar yani yaşadıklarını orada olduklarını kanıtlamak ister gibiler. Kahramanımız pazarlama bölümünde çalışmaktadır. Rutine binmiş iş hayatında başarısız ve memnun değildir. Hayatını sorgulamaya başlar , o sorgularken bize de sorgulatır. Hayatın içindeyiz ve bunu ispatlamak için bazen tekere çomak sokmak gerekir, bazen de kendimize iyisinden bir çimdik atmak. Hayattayım ve yaşıyorum ve hissediyorum hepsinin amacı bu. Hepimiz günlük hayatımızda birçok şeyi sorgularız ; Hayatın amacı ne ? İçinde miyim dışında mıyım? Kullanan mıyım kullanılan mıyım? Dahil olduğumuz düzene kaptırmış yaşarken bazen saatin pilini çıkarmak kötü bir fikir değildir. Kitabın ben de bıraktığı bir çok düşünce oldu. Yazar sanki beni yazmış dediğim birçok yer oldu. Bir hiçliği ,varolanla anlatmak kolay değildir. Yazar bunu başarmış. Bazı sorulara cevap bulmamak daha mı iyidir bilemedim mesela ya yoksam?
1000Kitap
Ya Yoksam?Koray Biber · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 033 okunma
Reklam