Ama çocuklar kusura bakarlar. Kuşlar gibi. Hani taş atmıştım bir kez de küsüp kaçmıştı…
Ben şimdi kaçamıyorum İnci.
Ama büyüyünce kaçarım belki.
Hani o mavi uçurtma gibi…
Sordum ona, “Senin de yüreğin çarpıyor mu?” diye.
Çarpıyormuş. Herkesinki çarparmış. Ama kimininki aydınlık olurmuş, kimininki karanlık. Dışarıdan hangisinin karanlık, hangisinin aydınlık olduğu nasıl anlaşılır İnci? Nevin’e sordum:
“Dünyanın en zor işidir onu birbirinden ayırmak,” dedi.