Ustad Necip Fazıl Kısakürek'e Allah (c.c) Rahmet etsin..
Anlamakta zorluk çekiyorum diyor..
Doğru söylüyor..
Necip Fazıl Kısakürek ben diyeyim 100 siz diyin 200 senede bir gelen kalemin sahibi...
Esseyyid Abdülhakim Arvasi Hz lerinin ayan beyan belki de yegane kerameti..
Onu anlamak için bir gönüle girmek gerek..
Müthiş bir zekaya sahip olup, mürşidinin huzurunda kafasında kuş varmış gibi durabilen bir ruhu, kelimeler ve cümlelerle en derin manaları işleyebilen bir şahsı anlayabilmek gene kamil bir mürşidin terbiyesinde mümkün olmaktadır..
Necip Fazıl Kısakürek'in bu millet nezdinde her geçen gün daha kök saldığını göreceksiniz..
Çünkü müslümanlar Mürşidlerin etrafında toplanıp daha çok istifade ettikçe bu yüksek değerlerin kıymetini, sözlerinin derinliğini çok daha iyi anlayabilecekler...
Söyleyeceğim şudur ki; zaman geçtikçe Necip Fazıl Kısakürek hak ettiği değeri bulacak, okullarda müfredatta en kıymetli üniteler onun sözleri ile dolacak...
Hayatta olanlar ve bunu okuyanlar bu paylaşımı hatırlayacaktır...
Necip Fazıl Kısakürek'in sayfası kapandı değil, o sayfa henüz açılmadı...
Göreceksiniz....
Bir Müslüman kardeşimizin ayağının kaydığını gördüğümüzde, ona şefkatle dua ederiz. Onun halini dedikodu malzemesine çevirmeyiz.
Biliriz ki, son nefese kadar her şey mümkündür. Kimsenin de garantisi yoktur.
“Bunu hiç unutma evlat;
Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı, devam edegelen sömürgeciliği; döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur.”
Aliya İzzetbegoviç
Hazret İmam Suyuti ( r.a ) Sadakanın sevabı 5 kısımdır diyor.
1. Bire on sevab: Sadakayı hali sıhhati yerinde olan birine vermek
2. Bire doksan sevab: Sadakayı Hasta ve âmâ olanlara vermek
3. Bire dokuzyüz sevab: Sadakayı Fakir akrabaya vermek
4. Bire yüzbin sevab: Sadakayı Anne babaya vermek
5. Bire Dokuzyüz bin sevab: Sadakayı Alime ve ilim talebesine vermek