İnsan en çok yürüdüğü yollardan değil, taşıdığı anlamlardan yorulur.
Bazı yorgunluklar uykuyla geçmez; çünkü beden değil, niyet dinlenmek ister.
Ve insan, durmayı öğrendiği gün değil, neden yürüdüğünü hatırladığı gün hafifler.
İnsanlar yaşlanmanın olgunlaşmak olduğunu zanneder, ancak yaşlanma bedene aittir. Herkes yaşlanıyor, herkes ihtiyarlayacak ama olgun olmak zorunda değil. Olgunluk manevi bir gelişimdir.
Her elbisenin kendi güzelliği, kendi duygusu vardır. Eğer duyarlıysan, o zaman elbiseler sadece bedenini kapatmak için değildir, o zaman senin bireyliğini dışa vuran bir şeydir, zevkini, kültürünü, varlığını ifade eden bir şeydir. Yaptığın her şey senin dışa vurumun olmalı; üzerinde imzanı taşımalı.