RK

Hayatımda mutlu günlerim olmuştu elbette, ama mesele sadece mutluluk değildi. Önemli olan yaşadığını, hayatın bir anlamı, bir değeri olduğunu hissetmekti.
Reklam
... (Burada Maya olarak araya girmek zorundayım. Çünkü Maximilian'ın anlattığı bu dünya o kadar yabancı geliyor ki, sanki gerçek olduğuna inanamıyorum. Bu kadar saygıdeğer ve acılı bir adamın ağzından duymasam abartı deyip geçerdim herhalde. Bir roman yüzünden intihar eden insanlar, sevgilisinin hayaliyle yanıp tutuşan gençler, bestelenen serenadlar. Bugünün dünyasında böyle şeyler mümkün değil. Ahmet'in, Tarık'ın hatta büyüyünce Kerem'in böyle şeyler yapacağını düşünmek bile komik geliyor. Belki romantizm de bulaşıcı bir şey. Bu iş sadece dönemle açıklanabilir. Zamanın ruhu dedikleri şey doğru galiba. Neyse hikayeye geri dönelim.)
Hirsch, kitabın başlangıcına Goethe'nin bir şiirini almıştı. Geçer gider yeryüzünde En güzel nimetler bile, Zaman sınırlarını aşan düşüncelerimizle, Yaptığımız etki düşünenlere Bir tek o vardır, o kalır sonsuzluğa
Belki de, sorunların üstünü örtme kültürü içinde yaşadığım için, böyle düşünüyordum. Belki de doğrusu, bunların açık ve ayrıntılı olarak anlatılmasıydı.
"Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru! "
Reklam