RK

Hiç kimse bize istediğimiz her şeyi olamaz ve veremez.Bizim de hiç kimseye, ne kadar seversek sevelim, istediği her şeyi olamayacağımız ve veremeyeceğimiz gibi. Bu duruma hayıflanmak veya asıl sorunun doğru insanı bulamamamız olduğunu düşünmek yerine beklentilerimizi sadeleştirmek işe yarayabilir. Hepimizin kendine has tuhaflıkları ve başkalarıyla geçinmeyi zorlaştırabilen kusurları var. Biz dört dörtlük olmadığımıza göre, karşı tarafın dört dörtlük olmasını beklemek anlamsız. Bütün o can sıkıcı huylarımızla sık sık birlikte veya ayrı ayrı hatalar yaptığımız, yine de günün sonunda dinlemeye, kabul etmeye ve sevmeye açık olduğumuz ilişkiler belki kulağa hayallerimizdeki kadar mükemmel gelmeyebilir. Ama bizi dönüştüren, hayatımıza anlam katan ve geride iz bırakan ilişkiler sadece kalpleri, balonları ve çiçekleri değil, ruhun en karanlık taraflarını da göze aldıklarımız değil midir? Keşke doğru insan eşittir doğru ilişki olsa. Doğru veya yanlış, ilişkiler en az iki kişiliktir. Ege
Reklam
"İnsan olmak", böyle yazınca kulağa son derece şahsi bir mesele gibi gelmekle birlikte, ancak başka insanların varlığı, katkısı ve şahitliğiyle anlamını bulan bir süreç. Birisini sevdiğimiz, birisine sarıldığımız, birisiyle yaralarımızı paylaştığımız zaman tam anlamıyla insan oluyoruz bizce. Begüm&Ege
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2024 21:00
Ah Maya! İnanılmaz dönüşün, mücadelen, topluma karşı duruşun beni çok etkiledi. Max ve Nadia karakterlerinin tarihle iç içe aşk dolu hikayesiyle büyüleyen, duygulandıran ve biraz da mümkün olmayanı mümkün kılabilen ikili ilişkiler... Yazılacak çok şey var fakat yazıya dökemeyeceğim. İyi bir zaman geçirmek isterseniz kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Kaleminize sağlık #zülfülivaneli
SerenadZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2021164bin okunma

RK

, bir kitap okudu
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2024 21:00
·
2024 1. kitabı
Zülfü Livaneli
8.9/10 · 164bin okunma
Auerbach kitaplarından birinde, gözüme onun bir denemesi çarptı. Pascal üzerine yazılmış bu denemenin adı, "Kötünün Zaferi" idi. Auerbach'ın Pascal'dan alıntıladığı giriş bölümü beni çok etkiledi ve son günlerde çeşitli örneklerini öğrendiğim devlet zulmüne bir açıklama getirdi: Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan adalet acizdir; adaleti olmayan güç ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka bir karşı çıkan olur, çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek; bunu yapabilmek için de adil olanın güçlü güçlü olanın ise adil olması gerekir. Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç, adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti. Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık.
Reklam