Ağrı duyusu da tıpkı dokunma duyusu gibi ağrıyan yerlerden sinirlerle omuriliğimize oradan da yine başka sinirlerle beynimize iletilir.
Ağrıyı ileten sinirler, dokunmayı ileten sinirlerimize göre genelde biraz daha yavaştır. Ağrıyan yerimizi ovaladığımızda dokunma sinirleri ve ağrı ile ilgili sinirler aynı anda tıpkı yarış yapar gibi hareket ederler. Omuriliğe oradan da beyne doğru yolculuk yaparlar ama dokunma ile ilgili sinirler daha hızlı gittiğinden ağrı sinirleri kısmen etkisini yitirir ve böylece ağrının dozu azaltılmış olur.
Refleks olarak ağrıyan yerimizi ovalamamız aslında Allah'ın bizim için büyük bir nimetidir.
“Aventurin o kadar güzel bir kuştu ki uçmaya başladığında güneşin ışınları ona çarpıyor ve yere doğru uzanan yeşil bir ışık huzmesi insanların büyülenmesine sebep oluyordu. Bu kuş çok büyük ve çok güzel bir kokusu olan bir kuştu. Ona yaklaşmak neredeyse imkânsızdı ama o kuşun varlığı Aventurin diyarının sembolü konumundaydı.
Kuş tüm Aventurin diyarının üzerinde süzülerek uçar; Kızıl Saçlı Kadınlar Ülkesi’, Fevkalbeşer topluluğu, Munisler ormanı ve daha pek çok halk bu kuşa büyük saygı duyar, onu kutsardı. O kuş sanki ilahi bir gözcüydü ve Aventurin diyarını korumak için görevliydi.”