Elhâsıl: Nasıl ki îmân, ölüm vaktinde insanı i'dâm-ı ebedîden kurtarıyor; öyle de, herkesin hususî dünyasını dahi i'dâmdan ve hiçlik karanlıklarından kurtarıyor. Ve küfür ise, hususan küfr-ü mutlak olsa; hem o insanı, hem hususî dünyasını ölümle i'dâm edip manevî Cehennem zulmetlerine atar, hayatının lezzetlerini acı zehirlere çevirir. Hayat-ı dünyeviyeyi âhiretine tercih edenlerin kulakları çınlasın. Gelsinler, buna ya bir çare bulsunlar veya îmâna girsinler, bu dehşetli hasârâttan kurtulsunlar!..
Asâ-yı Mûsa
Evet mâdem Allah var ve ilmi ihâta eder; elbette adem, i'dâm, hiçlik, mahv, fenâ, hakikat noktasında, ehl-i îmânın dünyasında yoktur. Ve kâfirlerin dünyaları ademle, firâkla, hiçlikle, fânîlikle doludur. İşte bu hakikati, umumun lisânında gezen bu gelen darb-ı mesel ders verip, der: "Kimin için Allah var, ona herşey var. Ve kimin için yoksa, herşey ona yoktur, hiçtir."
Asâ-yı Mûsa
...Hiç mümkün müdür ve hiç akıl kabûl eder mi ve hiçbir ihtimal var mı ki, o ebedî ve sermedî ve bâkî ve dâimî saltanatın bâkî bir makarrı ve dâimî bir medârı ve sermedî bir mazharı olan dâr-ı âhiret olmasın? Bin defa hâşâ!
Asâ-yı Mûsa
...Her dertlinin âhını, her muhtacın duâsını işiten ve dinleyen bir Semi' ve Mucîb perde arkasında var, bakar ki; en küçük bir zîhayatın en küçük bir ihtiyacını görür ve en gizli bir âhını işitir, şefkat eder, fiilen cevab verir, memnun eder...
Asâ-yı Mûsa