Risale-i Nur Külliyatı (Büyük Boy)

Asâ-yı Mûsâ

Bediüzzaman Said Nursî
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Risalei Nur
Puan vermedi·366 syf.··
2021 17. kitabı
Rabbim senden razı olsun üstadım bu interaktif dünyada bu muhteşem tefsir ile bizim imanımızı muhafaza etmemizi sağladın en kısa sürede okullarda ve diyanette okutulması duası ile inşAllah
Din
Asâ-yı MûsâBediüzzaman Said Nursî · Söz Neşriyat · 20146,8bin okunma
HAK SÖYLEYEN AYETLER
10/10
·366 syf.··
Beğendi
·
2025 27. kitabı
·
113 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 05:11
Merhaba kıymetli okur arkadaşım, Asâ-yı Mûsâ eseri de İman ve Küfür Muvazeneleri gibi Risâle-i Nûr Külliyatı’ndan alıntılarla oluşturulmuş. Genellikle külliyatı okumaya yeni başlayanlara önerilir. Okuduğum yayınevi Envar Neşriyat’dı ve yaklaşık 270 sayfaydı. Kitabın incelemesini, kitabın sonunda yer verdikleri merhum Ali Ulvî Kurucu’dan okumanızı tavsiye ederim. Gayet içten bir üslupla ve etkilendiğini belli ederek etkileyici şekilde kaleme almış. Okumadan önceki ben ile okuduktan sonraki ben arasında pozitif bir fark var. Kitap vesilesiyle bana kazandırdıkları için çağının büyük mütefekkiri, müspet filozofu, derin edibi, gönüller mimarı, İslâm neferi, Kur’an dellâlı, mümtaz şahsiyeti ve manevî üstadı Bediüzzaman Said Nursî ‘ye kalben, fikren ve hissen teşekkür eder, Cenâb-ı Erhamürrahimin’den rahmet ve mağfiret niyaz ederim. Allah ebeden razı olsun. İncelememi kitaptan alıntıladığım birkaç vecize ile sonlandırmak istiyorum. “Böyle yüz bin dil ile, yüz bin bürhan gösteririz, işittiririz insan olan insana. Kör olası dinsiz gözü, görmez oldu yüzümüzü, hem işitmez sözümüzü, Hak söyleyen ayetleriz biz. Sikkemiz bir, turramız bir, Râb’bimize musahharız, müsebbihiz abîdâne, Zikrederiz, Kehkeşanın halka-i kübrâsına mensup birer meczuplarız biz.”
Din
Asâ-yı MûsâBediüzzaman Said Nursî · Söz Neşriyat · 20146,8bin okunma
Asâ-yı Musa-Risale-i Nur'dan Ruha Şifa Veren Bir Derleme
10/10
·366 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
Asâ-yı Musa, Said Nursî'nin Risale-i Nur Külliyatı’ndan derlenen etkileyici risaleleri bir araya getiren ve özellikle iman hakikatlerini kuvvetli şekilde izah eden bir eser. Okudukça insanı düşünmeye sevk ediyor, aklı doyuruyor ve kalbi besliyor. Kitap boyunca, hem ilmî delillerle hem de kalbî bir yaklaşımla Allah’a imanın derinliğine davet ediliyorsunuz. Soru soran bir aklınız varsa, cevapları burada buluyorsunuz. Özellikle Allah’ın varlığı, isim ve sıfatları, kader, ahiret gibi konular sade ama çok güçlü şekilde anlatılmış. Dilinin ağır olduğu düşünülse de, içine girdikçe insanı saran, cümlelerin derinliğiyle düşündüren bir eser. Okurken not almak, tekrar tekrar dönmek istedim. Bazı bölümleri zihne değil kalbe dokunuyor sanki. Eğer imanınızı güçlendirmek, aklınıza gelen sorulara doyurucu cevaplar aramak istiyorsanız, bu eser çok kıymetli bir kaynak.
Asâ-yı MûsâBediüzzaman Said Nursî · Söz Neşriyat · 20146,8bin okunma
10/10
·366 syf.··
2025 168. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2025 01:39
Bediüzzaman Said-i Nursî bu eserinde özellikle çağımızın bir sorunu haline gelen, imansızlık sorununa akıl ve mantık çerçevesinde cevaplar sunuyor.. Allah'ın varlığı ve birliği, ahiret inancı gibi konuları oldukça derinlemesine ele alıyor. Bunu yaparken somut örneklerle meseleyi anlaşılır kılıyor. Mesela saatin varlığı ustasını gösteriyorsa, evrenin ve içindeki düzenin yaratıcısını gösterdiğini anlatıyor. Ahiret inancının insan psikolojisi üzerine etkisini ele alışı eşsiz.. İmani meseleleri ezberci bir yaklaşımdan ziyade akli ve bilimsel delillerle ele alan eser, yazıldığı dönemdeki etkisi ve derinliğii günümüzdede sürmektedir. Belki esere en çok ihtiyaç duyulan dönemdeyiz.. Dini meselelere farklı bir bakış açısıyla bakmak ve derinliğini anlamak için herkese tavsiye ederim..
1000Kitap
Asâ-yı MûsâBediüzzaman Said Nursî · Söz Neşriyat · 20146,8bin okunma
Puan vermedi·366 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2018 16:25
Uzun yıllar aradan sonra, risale bahçesinden tattığım ilk risale. Ama bu defa yavaş, yavaş… Kelime kelime… Hikmetini sorgulayarak, tefekkürler eşliğinde. Yeri geldi denizlerin, rüzgarın, şimşeğin, rengarenk çiçeklerin, envai çeşit hayvanların; yeri geldi Peygamberlerin, evliyaların, sıddıkların, nurani kalplerin lisanıyla ve şehadetiyle Tevhid hakikatini dinledim. Yeri geldi, kitapta geçtiği tabirle -seyahat-ı fikriyeye alışan o mütefekkir misafir- misal bir seyyah oldum, tek tek alemlerce nazar edip, sual ettim risale syfalarında. Kan hücrelerinden, yağmur damlalarına, hidrojen ve azot arasındaki aşkı kimyeviden, dağlarda gizli madenlerden, okyanuslardaki acayip balıklara… Yeri geldi kainat sarayını seyrederken, ölüm hakikatiyle durdum öylece. Ve ne de çok geçiyor âlem kelimesi risalelerde de. Ben neden bilmem çok seviyorum âlem kelimesini. Koskoca âlemler. Yerine başka kelime gelemiyor sanki, kapsayamıyor ki, öylesine derin. Mikroplar âlemi, hücreler âlemi, hava âlemi, deniz altı âlemi, gökyüzü âlemi, hayvanat, nebatat âlemi, çeşit çeşit insanlar âlemi - ki insanın yüreği bile küçük kainatken-. Âlemler içinde âlemler :) Her bir zerresi Rabbini tesbih eden, sayısını dünyevi rakamlarla sınırlandıramayacağımız âlemler. Koskocaman zikirhane.. Âlemlerin Rabbi'nin varlığını ispat için âlemlerde gezdirirken okuyanı Said Nursi, kendimi hem öyle küçük hissettim zerre misal yaratılanlar içinde; hem de ‘’ KAİNAT sarayının en mükerrem misafiri derken insana ’’ öylesine mutlu oldum, ‘değerliyim be’ diye sayıklayarak… Çok tekrarlarla kainatın ahenginin düzenini, intizamını, kolaylılığını, çeşitliliği içindeki israfsızlığını tasvir ederken; israf eden, bozan , yıkan insanoğlunu tefekküre davet ediyor Bediüzzaman Hz. O koca ahengin en değerlisiyken, halifesiyken, bunca
Siyaset
Asâ-yı MûsâBediüzzaman Said Nursî · Söz Neşriyat · 20146,8bin okunma
Asa-yı Musa
Puan vermedi·254 syf.·
2023 4. kitabı
Cismen küçük manen ciltlerce hakikatler çıkabilecek bir eser Asa-yı Musa. Henüz 15-16 yaşlarındayken ilk defa Asa-yı Musa’yla tanımıştım nurları. Ağır geliyordu,anlamıyordum ama o zaman bile okumak çok lezzetliydi.. Yıllar geçti tekrar tekrar okudum her okuduğumda farklı farklı pencereler açtı, bambaşka hakikatlerle tanıştırdı. Cenab-ı hak Üstadımızdan razı olsun. Şimdi gelelim Risale-i Nurları neden okumamız gerektiğine Risale-i Nur okudukça içimizde bir Nur olarak beliren iman, bir kuvvet olarak benliğimizi, dünyamızı ve kâinatımızı kuşatıyor. Üstad Bediüzzaman bunu şöyle ifade ediyor: “İman hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakikî imanı elde eden adam kâinata meydan okuyabilir ve imanın kuvvetine göre, hadisatın tazyikâtından kurtulabilir. Bu kuvvet amelimizi düzenliyor, ahlâkımızı tamir ediyor, düşüncelerimizi onarıyor, duygu ve davranışlarımızda müsbet inkılâplar gerçekleştiriyor ve bize “insaniyet-i kübra” sıfatını, ahsen-i takvim sırrını ve halife-i ruy-i zemin makamını kazandırıyor.” Bu yüzden Risale-i Nur’ları anlasak da, anlamasak da sabrederek, o altın gibi, elmas gibi metinlere kendimizi muhatap addederek yapışırsak zamanla o dile hâkim olacağımız için Allah’ın izniyle anlarız. Rabbim hepimizi anlayıp amel edenlerden eylesin. Son olarak • isminuraise ོ ablacığım ile dilimiz döndüğünce haftalık olarak Risale-i Nur dersleri yapmaya başlıyoruz. Katılmak isteyen hanımlar bizimle iletişime geçebilir. Geceniz hayr olsun
Asâ-yı MûsâBediüzzaman Said Nursî · Söz Neşriyat · 20146,8bin okunma
Puan vermedi·366 syf.··
2025 4. kitabı
Eser, klasik kelâmî yaklaşımları aşarak iman hakikatlerini akıl, kalp ve vicdan üçgeninde derinlemesine tahlil etmekte; modern şüphecilik, pozitivizm ve materyalizm gibi akımlara karşı güçlü bir epistemolojik savunma sunmaktadır. Bediüzzaman, bu risalede Kur’an merkezli tefekkürü esas alırken, aynı zamanda aklî delillere ve gözleme dayalı bir metodoloji geliştirmiştir. Özellikle Allah’ın varlığı, birliği (tevhid), haşir, kader ve nübüvvet gibi temel akaid konularında kullandığı ispat biçimi, sadece inanç sahiplerini değil, zihinsel sorgulama sürecinde olan bireyleri de ikna edebilecek mantıki bir derinliğe sahiptir. Asâ-yı Mûsâ, adını Hz. Musa’nın mucizevi asasından alarak metaforik anlamda hakikati ortaya çıkaran bir araç olmayı hedefler. Bu yönüyle eser, dinî metinlerin sadece manevî değil, aynı zamanda entelektüel bir tatmin sunabileceğini de göstermektedir. Risale, klasik kelâmın spekülatif dilini aşarak, sade ama derinlikli bir üslupla okuyucuya ulaşmakta, din-bilim, iman-akıl zıtlıklarını bir uzlaşma zeminine çekmektedir.
Din
Asâ-yı MûsâBediüzzaman Said Nursî · Söz Neşriyat · 20146,8bin okunma
10/10
·366 syf.·
2017 9. kitabı
Üstad’ın okuduğum ilk kitabı idi. İlk 6 ay hiç bir şey anlamadım diyebilirim ama daha sonra bana Risale-i Nur’un perdeleri öyle bir açıldı ki elhamdulillah :) Bana verdiği manevi hazzı hiç unutamam..
Din
Asâ-yı MûsâBediüzzaman Said Nursî · Söz Neşriyat · 20146,8bin okunma
Puan vermedi
Doğru ve güzel fikirlere sahip olanlar başkalarının fikirlerine ve duygularında saygı duyarlar. Güzellik görmek isteyen onu her yerde görür. Kabalık görünürdür kendini gösterir... Kur'ân-ı Kerim'in okuma-yazma bilmeyenler olarak adlandırdığı güzel insanlar vardı. Okuma yazma bilenler olarak onlar gibi olmaya çalışalım: 'O, Ümmîlere (okuma-yazma bilmeyen kişilere), içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygam ber gönderendir. Hâlbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. (Allah, O peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir." (Cuma 2, 4)Birbirimizi kırmaya değil, zarafete ve gönül almaya ihtiyacımız var. Varsın, zarifliğimizi zayıflıktan saysınlar. Sözün ince, sükûtun güzel ve tavrın asil olsun...
Asâ-yı MûsâBediüzzaman Said Nursî · Söz Neşriyat · 20146,8bin okunma
Risale-i Nur eserleri...
10/10
·366 syf.··
2019 5. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2019 23:19
Risale-i Nur eserlerin’den olan Asa-yı Musa eserini de okudum bitti. “Önce size biraz Bediuzzaman Said Nursi’den bahsetmek istiyorum. Bediüzzaman Said Nursi 1877 yılın da doğdu. Bediüzzaman Said Nursî, İslam alimi, düşünürü, Risale-i Nur adlı tefsir külliyatının yazarı ve Nur cemaatinin kurucu lideridir. 1892'de Bitlis'te Şeyh Emin Efendi ve diğer İslam alimlerinin de bulunduğu ilim meclisinde yapılan imtihan ve münazara sonunda Molla Fethullah tarafından Bediüzzaman unvanı verilmiş; diğer alimler tarafından da kabul görmüş ve bu isimle anılmaya başlanmıştır. Kendisinde görülen hafıza sebebiyle, önceleri "Molla Said-i Meşhur" diye tanındı. Daha sonra "Zamanın eşsizi" anlamında "Bediüzzaman" unvanıyla şöhret buldu. Talebelik yıllarında temel İslamî ilimlerle ilgili doksan kitabı ezberledi. Said Nursi, 23 Mart 1960 tarihinde 82 yaşında Şanlıurfa'da öldü..” Kısaca yazardan size bilgiler vermeye çalıştım. Ama gerçekten de burada yazılanlar, yazarın genel hayatını anlatmaya yetmez. Yazarı araştırırken, hayatı ile bir çok şey öğrendim. O kadar çok şey yaşamış ki yazar, kitabı yazılsa roman olur gerçekten. Ve ben bu romanı çok severek okurdum. Osmanlıca, türkçesi olarak yazılan Risale-i Nur, türkçe olarak Nurlu Kitaplar demek oluyor. Bu eserler yazar tarafından 1925 yılında yazılmaya başlamış. Ve 24 yılda tamamlamış yazar kitapları. “Risâle-i Nur, yalnız bu vatan ve millet için değil, âlem-i İslâm ve bütün beşeriyetin ihtiyacına cevap verecek bir külliyat olarak telif edilmiştir.” Ve gelelim “Risale-i Nur” eserlerinden olan “Asa-yı Musa” adlı kitap hakkında ki görüşlarime. Bu benim Bediuzzaman Said Nursi’nin, “Risale-i Nur” eserlerinden okuduğum ikinci eseri. Kitap hakkında yazılacak o kadar şey varki... herkezin pek tercih ettiği kitaplar olmadığının farkındayım. Şimdi
Asâ-yı MûsâBediüzzaman Said Nursî · Söz Neşriyat · 20146,8bin okunma

Yazar Hakkında

Bediüzzaman Said NursîYazar · 173 kitap
Bediüzzaman Said Nursî (Mart 1878, Bitlis - 23 Mart 1960, Şanlıurfa), İslam alimi, düşünürü. 1892'de Bitlis'te Şeyh Emin Efendi ve diğer İslam alimlerinin de bulunduğu ilim meclisinde yapılan imtihan ve münazara sonunda Molla Fethullah tarafından Bediüzzaman unvanı verilmiş; diğer alimler tarafından da kabul görmüş ve bu isimle anılmaya başlanmıştır. I. Dünya Savaşı'nda gönüllü alay komutanı olarak Kafkas Cephesi'nde mücadele etti. Savaş sırasında birçok öğrencisi ölmüş, kendisi ise gazi olmuştur. Başarılarından dolayı kendisine Harp madalyası verildi. Ordu-yu Hümâyun'un tavsiyesi ile Dar'ül-Hikmet'ül İslamiye azası olarak atandı. 1922'ye kadar görevini yerine getirdi. 1923 yılında TBMM'nin daveti üzerine Ankara'ya gelen Nursî, Ankara'da aradığı atmosferi bulamaz. Van'a dönerek inzivaya çekilir ve daha sonraları bu dönüşünü Yeni Said'in başlangıcı olarak nitelendirir. Bu dönemde sosyal ve siyasi meselelerden uzaklaşır. En önemli vazifenin imanı kuvvetlendirmek olduğunu söyler. Şiddetle karşı çıktığı ama silah çekmediği Cumhuriyet idaresi tarafından bu dönem zarfında uzun yıllar sürgün, gözetim ve yer yer hapis hayatı yaşatılacak ve zorunlu ikamete tabi tutulacaktır. Büyük çoğunluğunun Isparta Barla'da yazıldığı Risale-i Nur külliyatının yazımı ve Nur Cemaati'nin oluşumu bu dönemde yaşanmıştır. 23 Mart 1960'ta Şanlıurfa’da vefat etti. Detaylı bilgi: tr.wikipedia.org/wiki/Said_Nursî