Bunları bırakın. İş çizelgeyle matematiğe dayanınca, ortada iki kere ikinin dört etmesinden başka bir şey dönmezse, iradenin sözü edilebilir mi? İki kere iki benim iradem karışmasa bile dört ediyor. İrade demek, bu mudur?
İnsanların bir an için aptal olmadığını düşünelim. (Gerçeğe bakarsanız böle bir iddiada bulunmak olanaksızdır. İnsanı aptal kabul edersek kime akıllı diyeceğiz?)..
Suçlu neden mantık ve çıkarlarımıza uygun şeyler istediğimizin gerektiğini ileri sürer? Oysa insanlara gerekli olan tek şey, sonunun neye varacağı, neye mal olacağı belirsiz ve başıboş isteklerdir.
Bütün bunlara rağmen tek bir yaramazlık ve akıl dışı davranış görmeyeceğiz. Ayrıca, can sıkıntısından neler neler icat edilebilir! Zaten, şu ünlü altın iğneler de can sıkıntısından batırılmıyor mu?
Eskiden insanlar hak için kan dökerler, bu yüzden rahatça bir birlerini öldürürlerdi. Çağımızdaysa, insan öldürmek suç sayıldığı halde yine de cinayetlerin ardı arkası kesilmiyor. Hatta iş Eskisinden de beter oldu. Bu iki biçimden hangisinin daha kötü olduğuna siz karar verin. Roma tarihinden bir örnek vereceğim için beni bağışlayın! Kleopatra cariyelerinin göğüslerine altın iğneler batırmayı sever, onların attığı çığlıklardan, onların acı içinde kıvranmalarından zevk alırmış. Siz şimdi bana, bunların çok eski bir barbarlık dönemine ait olduğunu söyleyeceksiniz. Öyleyse -mecazi anlamda söylüyorum- şimdi, günümüzde batırılan iğnelerin çağımızın da bir barbarlık içinde olduğunu gösteriyor. Bugünün insanı birçok açıdan barbarlık dönemlerindeki kişilerden üstün olduğu halde, aklın ve bilginin gösterdiği yoldan gitmeye bir türlü alışamamış, aklın yolunu kullanmayı öğrenememiştir. Bununla birlikte, bazı eski ve kötü alışkanlıklar ortadan kalkmıştır.