Milimetrik hesaplarla yaşamalı insan, hiç matematik bilmeden. Eğer matematik bilip ve bu bilgileri günlük veya uzun vadede yaşayacaklarımızı hesaplamak için kullanırsak, tatmin olmayacağımız sonuçların doğması muhakkaktır. Kader kusursuz işleyen bir mekanizmadır. Bu devasa mekanizmaya karşı aciz bilgilerimizi kullanarak kendi lehimize çevirmeye çalışsak da ve bu yolda sayısız emek ve zaman harcayıp umut bağlasak da sonucun tam anlamıyla istediğimiz gibi olmayacağını söylemeliyim. İnsanın yarına olan merakı fıtratında vardır. Merak bir bakıma umut edip güvenmek demektir. Yarının bilinmezliği en kesin gerçektir. Yarına veya uzak geleceğe tabiki umut edip bir şeyler yapmak gerekir fakat çok meraklı olup akrep ve yelkovanın kendi hallerinde yaptıkları koşuşturmaya tanık olursanız çevrenizde olup biten ve size şu anda fayda sağlayacak şeylere kaydadeğer derecede yabancılaşır ve körleşirsiniz. Bildiğiniz matematiğe güvenip saatleri, günleri, ayları hesaplayıp, ince eleyip sık dokuduğunuz o doğaya ve kadere savaş açan beşeri planlarınızın ya suya düşeceği ya da uzay boşluğunda kaybolup gideceği kaçınılmazdır.
Her anımızın, düşüncemizin, okuduğumuz kitabın, konuştuğumuz kelamın ilerideki "Biz"in inşaasında rol oynadığını, inşaattaki tuğlaların anlık olarak eksilip, artırıldığını bilmeliyiz. Bu bilgi, entellektüel ve esefsiz bir yaşamı arzulayan bireylerin olmazsa olmaz yapıtaşı düşünceleri arasında olmalıdır. Ama tüm bunların farkında olup insanın kendini Mimar Sinan sanıp milimetrik hesaplarla envai çeşit bilimi kullanıp gelecekteki yaşam veya kişilik mabedinin inşaasını akışına bırakmadan hesap etmeye, kestirmeye çalışması ( ki bu olağanüstü uğraş ve zaman ister) tamamen ipe un sermektir. Bu düşüncedeki insanlar hayat adlı su kuyusunun çok derin olduğunu, hatta bazıları ise