Milton’s Paradise

Milton’s Paradise
@Yuksekee
Writes and reads on literature and philosophy ELL 3/4
4 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
YARIM BIRAKILMIŞLIKLARA
yarımım, diğer yarısına muhtaç bir kumru gibi beklemiyorum aslında tamamlanmayı bel bağlamak yok diyorum, girmiyorum bir arayışa yoksa avutuyor muyum kendimi, yalan mı söylüyorum kendime? hayır istemiyorum deşmek kalbimi olmak istemiyorum tekrar yaralı biri geçmişte istedim, güvendim deli akan gençlik pınarına şimdilerde kim ister gömülmek diri diri? uzun monologlar çekiyorum zaman zaman, yoksa her gün mü? ikna etmeye çalışıyorum birilerini, yoksa o birileri ben mi? soruyorum kendime, diyorum bu düzen bana da güler mi? sonra alıyorum ağzımın payını, dünya diyor "yeter mi?" yankılanıyor sesim boşlukta, sus artık konuşman gereksiz kalmış yorulmuş ruhun meteliksiz yüzüstüsün, kalmışsın bir başına memleketsiz hissediyorsun ve görünüyorsun bir hasta gibi takatsiz.
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Milimetrik Hesaplar
Milimetrik hesaplarla yaşamalı insan, hiç matematik bilmeden. Eğer matematik bilip ve bu bilgileri günlük veya uzun vadede yaşayacaklarımızı hesaplamak için kullanırsak, tatmin olmayacağımız sonuçların doğması muhakkaktır. Kader kusursuz işleyen bir mekanizmadır. Bu devasa mekanizmaya karşı aciz bilgilerimizi kullanarak kendi lehimize çevirmeye çalışsak da ve bu yolda sayısız emek ve zaman harcayıp umut bağlasak da sonucun tam anlamıyla istediğimiz gibi olmayacağını söylemeliyim. İnsanın yarına olan merakı fıtratında vardır. Merak bir bakıma umut edip güvenmek demektir. Yarının bilinmezliği en kesin gerçektir. Yarına veya uzak geleceğe tabiki umut edip bir şeyler yapmak gerekir fakat çok meraklı olup akrep ve yelkovanın kendi hallerinde yaptıkları koşuşturmaya tanık olursanız çevrenizde olup biten ve size şu anda fayda sağlayacak şeylere kaydadeğer derecede yabancılaşır ve körleşirsiniz. Bildiğiniz matematiğe güvenip saatleri, günleri, ayları hesaplayıp, ince eleyip sık dokuduğunuz o doğaya ve kadere savaş açan beşeri planlarınızın ya suya düşeceği ya da uzay boşluğunda kaybolup gideceği kaçınılmazdır. Her anımızın, düşüncemizin, okuduğumuz kitabın, konuştuğumuz kelamın ilerideki "Biz"in inşaasında rol oynadığını, inşaattaki tuğlaların anlık olarak eksilip, artırıldığını bilmeliyiz. Bu bilgi, entellektüel ve esefsiz bir yaşamı arzulayan bireylerin olmazsa olmaz yapıtaşı düşünceleri arasında olmalıdır. Ama tüm bunların farkında olup insanın kendini Mimar Sinan sanıp milimetrik hesaplarla envai çeşit bilimi kullanıp gelecekteki yaşam veya kişilik mabedinin inşaasını akışına bırakmadan hesap etmeye, kestirmeye çalışması ( ki bu olağanüstü uğraş ve zaman ister) tamamen ipe un sermektir. Bu düşüncedeki insanlar hayat adlı su kuyusunun çok derin olduğunu, hatta bazıları ise
Düşünce
İkinci kez gelmiş gibi yaşayacaksın hayatı Ustası olacaksın nefes almanın bile Yol ayrımlarında hiç duraklamadan devam edeceksin Bileceksin tüm yolların nereye çıkacağını Güzel insanlardan besleneceksin, masum canlılardan Bir gülüşten, bir ötüşten, bir çift gözün ateşinden En çok da kendinden, tecrübelerinden Şu ana kadar ödediğin sayısız bedellerden Atacağın her adımın yeri hazır olacak önceden Zihnen, manen ve madden Şahsen alacaksın kararlarını Kimseye fark ettirmeden zerre kadarını Özleyecek seni ailen, çevren Amaçların için ayrıldığında evinden Seven gözler seni arayacak, dolacak hasretinden Hissedeceksin ki, bunlardır seni idame ettiren Biriciğin kuzular olacak, çünkü sen de onlardan birisin Feda ettin gençliğini, önceki hayatını Dönebilmek için geriye, yaşamaya ve yaşatmaya Alnında dikenli bir taç yok ama, Tüm insanlığı ilgilendiren yaşatma arzun var.
Şiir
Dertlerim binmiş bir gemiye açılmış açık denizlere Biri de çıkıp demiyor ki bu koca gemi gidiyor nereye Dertlerini azaltmadan nasıl çıkacak bu zorlu sefere Bu koca azgın dalgalarla boğuşurken nasıl ulaşacak hedefe Yük gemisi misali insan ağır, yavaş ve yorgun Dolaşıyor çevresinde köpek balıkları var olan umutlarını tüketme hırsıyla Bir umutla ayrıldığı limandan açan çiçekleri şimdi solgun Acımasız deniz onu durdurmak için bastırıyor yağmuruyla, dolusuyla Bastırıyor acımasız deniz sanki var olan dertleri ona yetmezmişçesine Kara bulutlar kapatıyor güneşi sanki rotasını şaşırtırmışçasına Ufukta gözüküyor kara sanki solmakta olan umutlarını yeşertirmişçesine Limana yanaşırken unutuyor tüm zorlukları sanki hiç yaşanmamışçasına Yuksekee Yuksekee
Şiir
Kalabalığın arasında yalnız bir zeytin fidanı Kıskanıyor çevresinde hızla büyüyen kavakları Hırslanıyor giderek bir an önce açmak için çiçeklerini İple çekiyor gölgesinde çocukları uyutacağı günleri Hevesleniyor ilkbaharda, çiçek açma umuduyla Seyrediyor yazın gelişini kararlılıkla Tanık oluyor anaç zeytin ağaçlarının geniş gölgelerine Hüzünleniyor Eylül’de, ömründe boş bir yıl daha geçtiğine Bir umut ve hüzün kısır döngüsüyle geçiyordu yıllar Amansız bekleyişinden zerre eksilmemişti Baharın yaklaşmasıyla olgunlaşmıştı ana dallar Uzandığında çiftçi dalına, artık bekleyiş sona ermişti Yuksekee
Şiir