Elindeki güç ve kudreti zeka yerine tamamen içgüdü ve tutkularıyla yönettiği için hem dopdolu hem de yarım bir hayat yaşamış bir kadın. Hayatı yaşama biçimimizi, çağımızdaki imkanların şükür sebebi olmasını vs sorgulattı açıkçası.
Ve Zweig yine bir kadının duygularını bir kadınmışçasına nasıl anlatabiliyor diye kendisine tekrar tekrar hayranlık duymamı sağlayan bir yazar. Betimlemeleri, tanımlamaları, o yaşadığı coşkuyu, üzüntüyü, ihtirası o kadar güzel hissettiriyor ki yine. Sadece tarihi belgelerden yola çıkarak olay örgüsünü, yaşanılan duyguları çok güzel sıralayarak anlatmış. Tarih akışını öğretmenin yanında içsel ve sorgulayıcı bir yolculuğa da çıkarıyor. Kitap boyunca sinirlenip mutlu oluyor, sonra tekrar sinirlenip üzülüyorsunuz. Her şeyiyle insana çok şey katan bir yapıt.