Sırtını duvara yaslayıp göğe baktı. Sıradan şeylerden konuşmak rahatlatıcıydı, hem de aynı göğün altında.
Mesafe ne garip şeydi. Bazı lütuflar ne kadar da enteresandı. Yade şimdi göğe baksa, mesafeleri o kadar da abartmasına gerek kalmazdı.
Bu, yaşamanın rüşveti, kanın şampanyası, mayanın taşması ki kimini kıtsal düşüncelere daldırır ve kimilerine de göremedikleri halde Tanrı’yı gördürür ya da yarattırır. Hepsi bu, yaşamın sarhoşluğu, mayanın kıpırdanıp ilerlemesi, yaşamın insanı canlı olduğunun bilinciyle çıldırtan çağrısı.