Peygamberin görevi Allah‘ın mesajını iletmekti; sonuç almak, kabul ettirmek değildi. Hele zorlamak hiç değildi. Önemli olan mesajın doğru ve tam olarak insanlara ulaşmasıydı.
Kur’an-ı Kerim, muhatabıyla iletişime giren, onu düşünmeye zorlayan bir üslup kullanır. Muhatabını bir diyaloğun içine çeker… Bu diyaloğun asıl amacı rakibini mat etmek; karşısındakini yenmek, elemek değildir. Amaç insanı düşünmeye sevk etmek; gerçeği kendi aklıyla bulmasına zemin hazırlamak, yardımcı olmaktır.
Çaresiz kalmış, içten içe çürüyen bir topluma bir kurtuluş yolunun olduğunu göstermiş; atalarının yolunu körü körüne izlemenin yanlışlığına dikkat çekmişti.