"Savaşlara katılmış olan savaş muhabirlerinin hepsi en büyük tehlikenin şaşkınlık olduğunu söyler. Başkomutanlar, yüzlerce silahtan çok ,birkaç dakika içinde ordunun düzenini bozabilecek olan bir şaşırtmacadan korkarlar. Mükemmel donanımlı ordular şaşırtılarak yenilgiye uğratılabildiğine göre, kırmızı spor gömlekler giymiş olan birkaç küçük ayaklı askerin bu tuzağa düşmemesi mümkün müydü?"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sanırım kalıcı olmak demek mutsuz son demek.
Ah NEMECSEK ah . Böyle bir sonu hak etmiyordun nemecsek.
Yazarın okuduğum ilk kitabı . Kitapta Pal sokağı çocukları ve Kırmızı gömlekliler adlı iki grubun arasında "arsa" dedikleri yer için yaptıkları mücadele anlatılıyor. Pal sokağı çocuklarından Nemecsek ve Boka nın yaptığı fedakarlıklar anlatılıyor. Küçük yaşta olmalarına rağmen onlar asla pes etmiyor değer verdikleri yer için sonuna kadar mücadele ediliyor . Bu çabalar sonuçsuz kalmıyor tabii Pal sokağı çocukları arsayı koruyorlar.
Sahi neyden koruyorlardı .Arkadaşlarının arsa için canını ortaya koyduğu yer aslında bir ev olacaktır.
Bu kitaptan baya ders aldım.
•Hangi yaşta olursan ol "benim dediğin yer için" mücadele edersin.Çocuk bile olsan tüm benliğinle savaşırsın .
•Hani çocuk aklı deriz ya iste o çocuklar yetişkinlerden çok daha prensipli , onurlu .
•Alın teri dökmediği bir şeyi almak için kolay ve kirli yollara başvurmayan çocuklar.
Bugüne kadar neden okumadım ki seni .Her ne kadar Nemecsek bunları hak etmese de mükemmel bir kitapsın.
•Minnacık ayaklarıyla bir çeteye kafa tutan Nemecsek seni unutmayacağım.
Kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
İlkokuldayken türkçe hocamız hediye etmişti bu kitabı . O vakit okuduğumu pek anlayamamıştım.
Tekrar okumak istedim. Konusu ilgi çekiciydi.
Kitabın ana karakteri Alice 'nin bir diyar keşfiyle başlıyor .
Beyaz eldiven ve yelekli bir tavşanın önünden geçmesiyle bu diyara giriş yapıyor Alice.
Burada yediği içtiği her besin onun çok büyümesine (dev gibi ) ya da çok küçülmesine sebep oluyor. Bu besinleri yediği vakit pişman oluyor ama insanoğlunun doyumsuzluğu hiç biter mi?
Alice buradaki her şeyin çok farklı olduğunu, buradaki tüm hayvanların konuşabildiğini ,bu hayvanların gündelik bir hayatı olduğunu görür.
Buradaki her canlının kendine özgü bir yapısı vardır lakin Alice bunun farkında değildir bu yüzden fikirlerini açıkça belirtir. Kısa sürede oraya ait olmadığını anlar. Kitapta Alice nin buradaki maceralarına değinir. Kitabın sonlarında Alice buradan kaçmaya çalışır gözünü açtığında ablasının kucağında uyuyordur. Aslında burası Alice nin hayal dünyasıdır. Güzel bir kitap okumak isteyenlere tavsiye ederim.