Semavi Dinlerin "Mezhep" Maskesi Altında Parçalanması
Semavi dinler – Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam – temelde aynı kökenden, Hz. İbrahim’den geldiklerini iddia ederler. Tek Tanrı’ya inanç, peygamberler silsilesi ve kutsal kitaplar üzerinden büyük bir “kardeşlik” anlatısı kurulur. Peki gerçekte ne oluyor? Bu dinler, “mezhep” adı altında o kadar derin bölünmelere uğramış ki, artık birbirinden ayrı dinler haline gelmiş durumda. Ama bunu kabul etmek yerine, hâlâ “aynı dinin farklı yorumları” diye yutturmaya çalışıyorlar. Bu, hem entelektüel bir samimiyetsizlik hem de tarih boyunca milyonlarca insanın kanına mal olmuş bir illüzyon.
Başlayalım Hristiyanlıktan. İsa’nın tebliğ ettiği “sevgi ve kurtuluş” mesajı, daha ilk yüzyıllarda parçalandı. Katolik, Ortodoks, Protestan… Sayısız mezhep ve kilise. Katolikler Meryem’e ve azizlere tapınma derecesinde hürmet ederken, bazı Protestanlar bunu putperestlik sayıyor. İsa’nın tanrılığı konusunda bile konsensüs yok; bazıları “Tanrı’nın oğlu” derken, Unitaryenler bunu reddediyor. Haçlı Seferleri’nden Reformasyon savaşlarına, mezhep farkı uğruna Avrupa’yı kana buladılar. Bugün bile Kuzey İrlanda’dan Latin Amerika’ya kadar mezhep ayrılıkları siyasi ve sosyal çatışmaları besliyor. Aynı İsa’ya inandıklarını söyleyen insanlar, birbirlerini “gerçek Hristiyan değil” diye dışlıyor. Bu, din mi yoksa farklı dinler mi?
Yahudilik’te durum daha da çarpıcı. Tevrat aynı Tevrat ama Ortodoks Yahudilerle Reform Yahudiler arasında uçurum var. Birinciler Talmud’u, geleneksel kuralları (kashrut, Shabbat) katı şekilde uygularken, ikinciler modern hayata uyarlamış, hatta bazıları “kültürel Yahudi” olmayı yeterli görüyor. Ultra-Ortodokslar ile laik Yahudiler arasında evlilik, ordu hizmeti, kamusal alan gibi konularda neredeyse düşmanlık düzeyinde gerilim