Siyasi iktidar açısından siyasi ve toplumsal düzenin dayandığı ahlaki normların pratikte sorgulandığı bir durum olarak yoksulluk ve açlık tehlikesi önlenmeliydi. İsmet İnönü'ye göre, "Harp belalarından olan darlık ve pahalılık, vücutlar üzerinde olduğundan ziyade ahlak üzerinde sarsıntılarını hissettiriyor" du. Falih Rıfkı Atay'a göre ise, geçim sıkıntısı ahlak buhranı demekti. Bu sorunun çözülememesi devletin karşılaşabileceği en büyük tehditlerden biriydi. Atay'ın ifadeleri ile, "Geçim sıkıntısına pek az ahlak dayanabilir" di. "Anarşi, çatısız aile, kömürsüz ocak, mektepsiz çocuk, hekimsiz ve ilaçsız hasta demek" ti.