Yusuf

Yusuf
@Yusufpolaat
Yaratılış meselesi
Aslında asosyal değiliz!!
Introvert, sözlük anlamı olarak "içe kapanık insan" olarak tanımlansa da psikolojide içine kapanık değil, enerjisini kendi içinden alan insan olarak tanımlanır. Bu kişilikteki bireyler dışarıdan görüldüğü ya da düşünüldüğü gibi asosyal veya antisosyal değildirler. Sosyallikten hoşlanırlar ama uzun süre insanlarla bir arada olmak onları yorar. Enerjilerini kendileri ile baş başa kalarak toplarlar. Yüzeysellikten hoşlanmayan, derinlikli, özgüveni yüksek ve zeki bireyler olan introvertler, kendileri için önemli olan bir konu hakkında saatlerce konuşabilirler. Basit ya da boş konularda kendilerini hiç yormazlar.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Murphy meselesi
Murphy kanunları; Amerikalı mühendis Edward A. Murphy tarafından, başarısızlıklar ve hata kaynaklarının karmaşık sistemlerde incelenmesi üzerine ortaya konan özdeyişlerdir. Bu kanunlar, yıllardır günlük hayatta karşılaşılan sorunların çözümünde kullanılıyor. Edinilen bilgiye göre "Ters gitmesi olası her şey, er ya da geç ters gider." yasası olarak da bilinmektedir. Söz gelişi ne zaman bir şeyden vazgeçseniz vazgeçtiğiniz o şey, size geri gelir. Bu ifade, bu yasayı en iyi şekilde açıklamaktadır...
Bir "Panoptikon" meselesi
Ortada bir gösteri varsa seyreden ve dahi gözetleyan de vardır. İngiliz toplum bilimci Jeremy Bentham XVIII. yüzyılın sonlarına doğru "panoptikon" adını verdiği kurumsal bir yapı tasarlar. "Her şeyi gözetleyen anlamındaki panoptikon isminin seçilmesi boşuna değildir zira bu yapı doğrudan gözetleme amacıyla tasarlanmıştır. O zamanlar ekranlar, kame-ralar, dronlar, yüz tanıma sistemleri olmadığı için bu yapının temel gözetleme unsuru mimari tasarımıdır, Bu yapı, merkezinde bulunan bir gözetlema kulesinin etrafını çevreleyen dizili odalar ya da hücrelerden oluşmaktadır. Bu gözetleme kulesi ya da odasında bulunan bir gözcü, çevredeki tüm odaları ve içindekileri doğrudan ve sürekli olarak gözleyebilmektedir. Hücrelerde bulunan insanlar, onu görememekte; dolayısıyla gözetlendiklerini belki bilseler bile ne zaman ve kim tarafından gözetlendiklerini bilmemektedirler. Düşünür ve sosyal teorisyen Bantham'in tasarımı gerçekte günümüzde kurulmuş olan gösteri ve gözetleme toplumunun da ilk adımlarını atmıştır. Ne var ki bu yapı gerçekte bir hapishanedir, tımarhaneye de uyarlanabilmektedir. Bentham bu yapıyı tasarladığında toplumun kontrol edilebilmesi, gücün ise hem görünür kılınması hem de öngörülemez olması fikrine dayanmaktadır. İzlenenler artık her an izlenme şuuruyla hareketlerini otomatik olarak kontrol edeceklerdir. Michel Foucault'a göre o kulenin tepesinde sürekli olarak gözetleyen aslında iktidar imgesidir, bir metafordur. Bence de Bentham'ın bu hapishanesi günümüzün durumunu anlatmaktadır. Üstelik bugün bir mimari yapıya gerek yoktur, günümüzün panoptikonu dijital veridir.
Düşünce
Batı dünyasının "sarhoş" anlamlı sözcükleri ya "içmek" ya da "zehirlenmek" anlamlı fiillerden, Orta Doğu ve Arap dünyasınınkiler ise ya "tatlanmak" ya da "kafası hoş / güzel olmak" anlamlı fiillerden türemiş. Batı alkolle zehirlendiğinin ya da salt içtiğinin farkında. Doğu ise acı gerçeklerinden kaçmak için içiyor
Bizim zamanımızda öğretmenler bizim babamız ve annemiz gibiydi ikinci ailemiz idi. Saygı ve sorumluluk sahibi öğrencilerdik. Ama gel gör ki toplumun geldiği son nokta cehalet değil bu toplumun intiharı gibi bir şey .