Yusuf

Yusuf
@Yusufpolaat
Yaratılış meselesi
Lisans
?
78 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Yusuf tekrar paylaştı.
Bir "Panoptikon" meselesi
Ortada bir gösteri varsa seyreden ve dahi gözetleyan de vardır. İngiliz toplum bilimci Jeremy Bentham XVIII. yüzyılın sonlarına doğru "panoptikon" adını verdiği kurumsal bir yapı tasarlar. "Her şeyi gözetleyen anlamındaki panoptikon isminin seçilmesi boşuna değildir zira bu yapı doğrudan gözetleme amacıyla tasarlanmıştır. O zamanlar ekranlar, kame-ralar, dronlar, yüz tanıma sistemleri olmadığı için bu yapının temel gözetleme unsuru mimari tasarımıdır, Bu yapı, merkezinde bulunan bir gözetlema kulesinin etrafını çevreleyen dizili odalar ya da hücrelerden oluşmaktadır. Bu gözetleme kulesi ya da odasında bulunan bir gözcü, çevredeki tüm odaları ve içindekileri doğrudan ve sürekli olarak gözleyebilmektedir. Hücrelerde bulunan insanlar, onu görememekte; dolayısıyla gözetlendiklerini belki bilseler bile ne zaman ve kim tarafından gözetlendiklerini bilmemektedirler. Düşünür ve sosyal teorisyen Bantham'in tasarımı gerçekte günümüzde kurulmuş olan gösteri ve gözetleme toplumunun da ilk adımlarını atmıştır. Ne var ki bu yapı gerçekte bir hapishanedir, tımarhaneye de uyarlanabilmektedir. Bentham bu yapıyı tasarladığında toplumun kontrol edilebilmesi, gücün ise hem görünür kılınması hem de öngörülemez olması fikrine dayanmaktadır. İzlenenler artık her an izlenme şuuruyla hareketlerini otomatik olarak kontrol edeceklerdir. Michel Foucault'a göre o kulenin tepesinde sürekli olarak gözetleyen aslında iktidar imgesidir, bir metafordur. Bence de Bentham'ın bu hapishanesi günümüzün durumunu anlatmaktadır. Üstelik bugün bir mimari yapıya gerek yoktur, günümüzün panoptikonu dijital veridir.
Reklam
Yusuf tekrar paylaştı.
Zeki insanlar asla bir baltaya sap olamaz, olanlar yalnız aptallardır. Evet efendim, on dokuzuncu yüzyıl adamı en başta karaktersiz olmalı, böyle olmaya manen mecburdur…
Düşünce
Batı dünyasının "sarhoş" anlamlı sözcükleri ya "içmek" ya da "zehirlenmek" anlamlı fiillerden, Orta Doğu ve Arap dünyasınınkiler ise ya "tatlanmak" ya da "kafası hoş / güzel olmak" anlamlı fiillerden türemiş. Batı alkolle zehirlendiğinin ya da salt içtiğinin farkında. Doğu ise acı gerçeklerinden kaçmak için içiyor
Bizim zamanımızda öğretmenler bizim babamız ve annemiz gibiydi ikinci ailemiz idi. Saygı ve sorumluluk sahibi öğrencilerdik. Ama gel gör ki toplumun geldiği son nokta cehalet değil bu toplumun intiharı gibi bir şey .