Okumak düşünce dünyasında anlamlı bir yolculuktur.insanlık tarihi okuma alışkanlığından uzaklaşan toplumların gerilediğinin ve diğer milletlere karşı üstünlüğünü kaybettiklerinin sayısız örnekleriyle doludur. Milletlerin gelişmişliğinin en önemli göstergelerinden birisi de okurluk düzeyidir.

Alperen Çapraz, bir alıntı ekledi.
50 dk. · Kitabı okuyor

"A'nın yanında görünenlere "Bu B ci'dir" diyerek konuyu örtbas etmek isteyenlerin oyununa gelmemek gerekmektedir.Yoksa Türkiye'de düşünce özgürlüğü de kalmayacak,düşünülenler söylenemeyecektir."

Bye Bye Türkçe, Oktay Sinanoğlu (Sayfa 65 - Bilim+gönül Yayınları - Düşünce Özgürlüğü ve ODTÜ Sorunu)Bye Bye Türkçe, Oktay Sinanoğlu (Sayfa 65 - Bilim+gönül Yayınları - Düşünce Özgürlüğü ve ODTÜ Sorunu)
Songül Arslan, Bir Bilim Adamının Romanı'ı inceledi.
1 saat önce · Kitabı okudu · 9 günde · Puan vermedi

Bir Bilim Adamının Romanı (Mustafa İnan) -Oğuz Atay

Öncelikle bu kitabı okumama vesile olan Ömer Gezen 'in #29309205 etkinliği için kendisine teşekkür ediyorum. Eminim pek çok kimsenin tanımadığı ve benimde bu kitap sayesinde tanımış olduğum Bilim insanı Mustafa İnan.
Oğuz Atay okumadım hiç bugüne kadar. Tutunamayan 'larını merak etmiştim ama kısmet olmadı okumak. Demek ki ilk okuyacağım kitabı bu olacakmış.

1911 de Adana 'da doğan Mustafa İnan 4 yaşında damdan düşmüş ve Babası Hüseyin Avni Bey bu çocuk adam olmaz demiş. Babası bilse ki ilerde bir bilim insanı olacak ülkesine çevresine kendini bilime adayan biri olacak. Belki görmedi babası ama büyük adam oldu Mustafa.
Derler ki meşhur fizikçi Einstein bir toplantıda Şarlo'ya 'Siz büyük bir adamsınız 'demiş, herkes sizi anlıyor, herkes Size hayran,.Şarlo, 'Siz daha büyüksünüz 'diye itiraz etmiş :'Size herkes, hiç anlamadığı halde hayran. "

Düşünürdü Mustafa İnan sözcükleri basma kalıp halleriyle değil onları her yönden içine girerek tam manası ile anlayarak o şekilde oturtarak olması gerektiğini ön görürdü. İnsnalara anlatım uslubu onalra bişey öğretiyormuş gibi değilde sohbet havasında, espirili gülmeli olurdu. Insanlar sonradan anlarlardı Mustafa 'yı o konuşmasından öğrendiklerini. Seminerlerinde bile mizahı eksik etmezdi insnlar onu dinlerken zevk alırlardı. Bilime kendini adamış biriydi o İnsanları değştirmek için değilde onalrın bildiği yanlışların giderilmesi ve öğrendikleri bildikleri şeyleri nedeni nasılı her yönüyle gerçek manada bilmelerini isterdi. Kendiside öyle değil miydi çok araştıran çok okuyan.
Üniversitesi yıllarında derste hocalar yazı yazmadığı için dinlemediğini düşünür serzenişt te bulunurlardı. Fakat bir kere dinledi mi aklından çıkmazdı bişey. Hocalarının anlattıklarından sınıfta anlamayan arkadaşlarına kendisi anlatırdı dersi. Hatta bir ders anlatımından sonra aynı yıl boyunca kendisi anlatmıştı. Üniversitede bir hoca onun yüzünden istifasını vermişti de bu çocuk çok şey biliyor o dersteyken ben bişey anlatamıyorum gibi sözler kullanmış.

Bu denli güzel anlatılmış bir kitap tan sonra Mustafa İnan'ı anlatmak doğru mudur? Belki kitapta yazılanları ben hiçbir şekilde aksettiremem,anlatımım yetmez. Ama kitabı okumanız için küçük bir vesile olabilirim.

Bilime kendini adamış Mustafa İnan ölümünden sonra bile 4 yıl Hizmet Ödülü alıyor. Şu an ülkemizin belki bir fırında, fabrikasında, market te, sokakta ülkenin ücra köşelerinde bi yerlerde Mustafa İnan lar olabilir.

Okumalıyız, Araştırmalı öğrenmeliyiz.

33 yaşında profesör olan biri. Hocası Kerim Erim gibi, bilim alanında yeni yetişenleri elinden geldigi kadar da dış ülkelere tanıtmaya çalıştı. Herkes de onu tanıyordu. Gerçekten meşhur mukavemetçiydi ülkesinde.
Herkesin eşit olduğu düşüncesinin hemen istismar edilmesinden korkuyordu. Mehmet Akif gibi, Bilenle bilmeyenin elbette bir olmayacağını düşünüyordu.
Kendisine Bayındırlık Bakanlığı teklif edilince bi düşünce sarar kendinisini. Yeni yönetimi gücendirmek istemiyordu konuyu arkadaşaları ile görüştü herkes olması yönünde ısrar ediyordu. Cemal Gürsel çok istiyordu çünkü o zmn işler iyice bozulmuştu bunu Mustafa nın düzelticeğine yürekten inanılıyordu. Ama o idareci olmak istemiyordu sadece meşhur mukavemetçi olmak istiyordu.

Yapmak istediği herşeyi yapmıştı. Ülkesine yararlı olan bir bilim insanı.Gayesi öğrenmek ve öğretmek. Bu ülkenin nice Mustafa İnan lara ihtiyacı var. Bu kitap bütün genç nesillere okutulmalı diye düşünüyorum. Okuyun okutun...

İsa Koç, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

"Onun aşk macerası,düşünce macerasından daha büyüktü."

Martin Eden, Jack London (Sayfa 125 - İndigo kitap)Martin Eden, Jack London (Sayfa 125 - İndigo kitap)
Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

Boğuşma, anlaşmazlıklar, düşünce ayrılıkları, ta içimize dek işleyen önyargılar, tüm bunlar sanki ne diye bu kadar genç yaşta başlıyor diye düşündükçe, Mrs. Ramsay üzülürdü.

Deniz Feneri, Virginia WoolfDeniz Feneri, Virginia Woolf

Hüsniyet
Herhangi bir kimseyle ya da konuyla ilgili hiçbir kötü, art düşünce beslememe, temiz yüreklilik, iyi dilek, iyi niyet.

CEM AKDAG, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · 6/10 puan

Düşünce ölümden güçlü. Onu büsbütün ortadan kaldıramıyor elbet, ama epeyce canını sıkabiliyor.
( Geciktiriyor )

Angel Dayı, Panait IstratiAngel Dayı, Panait Istrati
Seyhann, bir alıntı ekledi.
4 saat önce

“Dünyanın var olduğu da, başlangıçta birinin düşüncesiydi. Belki Tanrı’nın! Belki de başka bir gücün. Ama mutlaka, bu dünyanın da düşünce aşamasında olduğu bir zaman vardı.”

Kinyas ve Kayra, Hakan GündayKinyas ve Kayra, Hakan Günday