Nokta Vesselâm
Hasılı, Hz. Ali'ye bakılırsa, "İlim bir noktaydı onu cahiller çoğalttı".
Sayfa 206·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Öyle bir yer ki, şimdi söyleyen susar, susan söze gelir. Öyle bir yer ki susmak soru, susmak cevap. Susmak anlam, susmak devran. Susmak "yokluktan var etmek", susmak ümit. "Sustum, sustum", işte "şu şiir Divan'ım", der Mevlâna o yerde. Çünkü susmak şiir. Çünkü şiir susmak. Susmak ki en çok söy-lemek o yerde. "Hål geldikten sonra lâfı ne diye isteyeceğiz" o yerde,
Sayfa 199·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bunların Bazıları Ülke Yönetiyor
“Bu adamın yeri kesinlikle cehennem! İşlediği on küsur cinayet var. Yüzlerce hırsızlık! Tonlarca gözyaşı eder. Tanıdıklarına çektirdiği acıları saymıyorum bile. Zerre kadar sevgi yok içinde. Hiçbir inanç ve değer bilmiyor, tanımıyor. Kesinlikle cehenneme gitmeli!”
Sayfa 191 - Doğan Kitap·Kitabı okuyor
Duygu ve Düşünce
İlle de sen:)
Kendime sizden başka canyoldaşı düşünemiyorum. Hayal gücümü de zorlasam gelmiyor gözlerimin önüne sizden başka biri.
Duygu ve Düşünce
Friedrich Nietzsche
Yeni tutku. — Neden olası bir barbarlığa dönüşten korkuyor ve nefret ediyoruz? İnsanları olduklarından daha mutsuz yapabileceği için mi? Ama hayır! Bütün dönemlerin barbarları daha şanslıydılar: Yanılmayalım! — Bilakis bizim bilgiye yönelik dürtümüz, bilgisiz mutluluğa ya da güçlü sağlam bir hayalin mutluluğuna değer vermeyecek ölçüde güçlüdür; bu tip durumları düşünmek bile utanç vericidir! Keşfetme ve çözme huzursuzluğu bizim için bir aşığın kara sevdaya tutulması gibi çekici ve vazgeçilmez bir hal aldı: Ne pahasına olursa olsun, aşığın kayıtsız kalamayacağı bir hal, — evet belki biz de kara sevdaya tutulduk! Belki de bilgi, içimizde hiçbir özveriden kaçınmayan, kendi yok oluşundan başka hiçbir şeyden korkmayan bir tutkuya dönüştü; barbarlığın beraberinde gelişen, kaba zevklere karşı duyulan kıskançlığı henüz aşamadığı için, biz tüm insanlığın, bu tutkunun baskısı ve eziyeti altında kendini her zamankinden daha üstün ve güvende hissettiğine inanıyoruz. Belki de insanlığın özellikle bilgiye olan bu tutkusundan mahvolacağına inanıyoruz! — ama bu düşünce de bize bir şey yapamaz! Hiç Hıristiyanlık benzer bir düşünceden korktu mu! Sevgi ve ölüm kardeş değiller mi? Evet, barbarlıktan nefret ediyoruz, — bilginin gerilemesindense, insanlığın mahvolmasını tercih ediyoruz! Ve sonuçta: Eğer insanlık bir tutkudan mahvolmazsa, bir zayıflıktan mahvolacaktır: Hangisini istersiniz? Temel sorun budur. İnsanlık için ateşte mi, aydınlıkta mı yoksa kumda mı bir son istiyoruz? —
Felsefe
İnsan kendi zihninden kaçamaz
Nereye kaçıp gideyim? Dünyayı dolduruyorsun. Senden ancak sendeyken kaçabilirim.
Sayfa 34 - Metis Yayınları