Yusuf YILDIZSOY

Birinden hem nefret edip hem de onu sevebilir miyiz? Bize acı veren, zarar veren birini, sırf güzel anılar hatırına sevebilir miyiz? Peki, bu sevgi zorunluluk hissi mi yoksa vicdanımızın bize verdiği bir emir mi? Bence her ikisi de. Çünkü her hassas kalbin ortak bir kusuru vardır: O da, karşısındaki kişi her ne kadar ona zarar verse de, ısrarla en küçük iyiliğe tutunur ve kişiyi yüreğinden silemez. Zira böyle bir durumda kendini o kişiye borçlu gördüğü için ciddi bir vicdan azabı içinde kavrulur ve kendisine yapılan bütün saygısızlıklara boyun eğer. Peki, ne yapmalı? Her şey eskide kalmışken o yarayı tekrar mı açmalı? Görülmemiş hesaplaşmaları, söylenememiş cümleleri, haykırılamayan acıları, her şey geride kalmışken mi tekrar açığa çıkarmalı? Yoksa her şeyi rahatsız bir rüya gibi görüp uyanmaya mı çalışmalı? Her şey için çok mu geç kaldık? Yoksa fark edilmemeyi gerçekten biz mi istedik? Yusuf YILDIZSOY
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Körsün. Hem körsün hem sağırsın. Görmen, duyman için elimden gelen her şeyi yaptım ama sen bir türlü fark etmedin. Anlaman için çocukça işaretler koydum yoluna, belki fark edersin diye. Sen ise her zamanki gibi görmezden geldin. Belki görseydin, anlasaydın, her şey bambaşka olurdu. Ama kızamıyorum sana, çünkü seni hâlâ seviyorum. Belki de kendimi yeterince açık ifade edemedim sana. Her ne kadar beni anlaman için uğraşsam da bir yandan da görmemen, anlamamanı umardım. Ödüm kopardı anlayacaksın diye. Çünkü benim yaşadıklarımı senin kaldırabileceğini sanmıyordum. O güzel kalbinde o kadar yük varken bir de benim önemsiz yüküm binsin istemedim. Seni o kadar çok seviyorum ki, kurbanı ben olsam bile üzülmeni istemedim. Varsın bu hikâyenin kurbanı da ben olayım. Zaten her hikâyede bir kurban yok mu? En şanslı olup en çok ölen bir kişi yok mu her hikâyede? Ama beni en çok kahreden, senin sürekli beni ona benzetmendi. Bir insanın katiline sürekli benzetilmesi ne demek bilmiyorsun. Bilmiyorsun; çünkü her söylediğinde, her ne kadar gözlerinin içine bakıp “yapma” diye fısıldasam da, sen yine görmedin ve yine söyledin. Şarkıda da dediği gibi: "Her şeyi duyan sen, duyamadın mı beni?" Yusuf YILDIZSOY
Edebiyat
"Çevremde bana acı veren kişilerden başka içimi dökecek kimsemin olmaması kadar çaresiz hissettiren bir an olmadı hayatımda." Yusuf YILDIZSOY
Edebiyat
Ne bu neşe, ne bu güler yüz? İçinde cayır cayır yanan koca bir orman varken, sen o yangından kurtulabilen bir kelebek için seviniyorsun. Ne bu yaşama umudu? Dünün kiri yarınına bile bulaşmış, sen hâlâ yarınının güzel geçebileceğine inanıyorsun. Gündüz attığın kahkahalar, gece döktüğün gözyaşlarını yalanlayamaz. Ne düşünüyorsun? Herkes senin bir cevher olduğunu mu sanıyor sence? Hayır. Sadece sana acıyorlar, ve bunun sebebinin kendileri olduğunu bilmelerine rağmen acıyorlar. Gözlerindeki ışık, ruhundaki dipsiz karanlığı aşmaya yetmez çocuk. Zorlama... Yusuf YILDIZSOY
Edebiyat