“Avludaki taş havana parmaklarımla dokunarak ‘Yerinde sabit ve sağlam mısın?’ diye sorsam ve karşılığında olumlu bir cevap alsam, bilmem inanır mıyım, inanmaz mıyım?”
“Keşke bütün varlığım bir mürekkep lekesine veyahut rengarenk ışıklar eşliğinde bir melodiye karışıp gitseydi. Ve daha sonra o lezzetli ve afsunlu dalgalar, şekiller gözümün önünde öylesine büyüyüp, kabarsaydılar ki, sonunda patlayıp yok olsaydılar gözümün önünden. İşte o zaman muradıma erebilirdim ben.”