İnsan derdine aşık olurmuş ya sen benim derdim olacağın için mi aşık olmuşum sana ben? Benim mutluluk sebebim sen miymişsin? İnsan bunu kendine neden yapar bilemedim. Mutluluğun kaynağı bir insan olabilir mi? Ben neden seni sectim mutsuzluğumun kaynağı, neden sectim ve sen neden beni seçtin? Affet beni, her şeyim kadere gücüm yetmiyor sana yükleniyorum. Affet beni seni bu kadar çok sevdiğim için. Affet ne olur, ben bundan sonra yine, hep sana yüklenceğim.
Seni bilmeden yaşamak ne büyük kayıp olurdu. Evet evet anladım ben. Ben seni tanımak pahasına çektim bu acıyı. Biliyorum seninle bir gün dahi olacağımı bilsem yine de seni seçeceğimi biliyorum.
Yoksa ben hep yalnız mıydım? Yoksa hayal olan sen miydin gözlerimi açınca yok olan? Sen kimdin aşkım? Kimdin beni bir yalana inandırıp ortadan kaybolan, ömrümü, hayallerimi, umutlarımı altüst edip giden sen kimdin? Bu bir kabus olabilir mi sen şimdi nerelerdesin? Sen biliyor muydun böyle olacağını? Bilsen yine ruhumun en ücra köşelerine, hücrelerin en derinliklerine kadar işler miydin? Bu kadar sevdirir miydin kendini? Neden içimdeki sevgiyi tüketmeden gittin? Neden bir kor gibi içimi dağlayan aşkını, kanayan avuçlarıma bırakıp gittin? Kimle kavga edeyim, kimin yakasına yapışayım, bildiğim halde her şeyi kime hesap sorayım? Gitmeseydin ya da hiç gelmeseydin. Ben hiç senli olmasaydım da seni kaybetmenin acısını yaşamasaydım.
Ne garip, varlığın bana güç verirdi ama yoklugun farklı bir güç verdi, anlamadım ben hala bunu. Gücün de acısı tatlısı olurmuş ya onu anladım. "Sen " li güç, dayandığım dağken, sensiz güç, dağ olmakmış. Nasıl oluyor, anlamadım biri ağlıyor biri gülüyor ama ikisinde de güç var. Oysa ben dağ değil, dağım olmanı tercih etmiştim aşkım. Ne yapalım bize de dağ gibi taş gibi kaya gibi olmak kaldı. Herkes inandı, ben hala inanmıyorum.