Güldü bana geçti karşıma
Tabutumu astı boynuma
Yaşamaya gitti kendisi
Beni attı kuytulara
Toprakla sarılasım var
Denizlere kafa tutasım
Bulutlarda yatasım var
Kanatlanıp uçasım var
Yorgun düşmüş hücremde suyum
Ne bildiğin bu ne bilmediğin oyum
Hiçlikle savaşıyorum varlıksız toyum
Hocalarım acemi bir koyun
Sırtımda ağır yük hayatım
Ölüme dost ecele düşmanım
Kalbimdekileri kovsam çoktan uçarım
Kıyamıyorum bedduayı ararım
Ne dedi Kalemnaz?
Sensiz asla yaşanmaz
Örgümü alıp oyalansam da
Son duraktan kaçılmaz
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kalem
Kalemi tutana adasaydın canını
Hediye ederdi belki sabrını
Silgi verirdi gösterseydin vefanı
Gözlerindeki inci olmazdı armağanı
Yen içinde kaldı kırılan kolun
Ne oldu yine soysuzluktu sonun
Madem tutamayacaktın bu sırrı
Ne diye yollara koyuldun
Çağırdı gitmedin tavşanı dağa gönderdin
Çok da umurundaydın sanki dağın
Kendini nimetten sandın
Senin gibiler çok hala anlamadın
Dönüp dolaşıp aşkın olmuş girdap
Bu pervaneyi kim durduracak
İyelik ekledim her vefasıza
Sana kim sahip çıkacak
Belki biri de seni girdabına alaca
Söz ver kendine. Bir daha hiç kimseye sırtını dayamayacaksın. Kendin güçsün sadece gücü kendinden alacaksın. Her güvendiğin sırtını dayadığın seni hayal kırıklığına uğraymadı mı? Öyleyse neden bu yıkılış?Oysa kendine dayansaydın yıkılmayacaktın...