Haydin kitapçı geldi! Haydin kitapçı geldi haaa!' Çok hoştur öykümün burası. Hiç gözümün önünden gitmiyor. Köylüler birer ikişer evlerinden çıkıp çevremizi alıyor. Hoş geldiniz diyorlar çekingen. Hoş geldiniz efendiler. Hoş bulduk, hoş bulduk diyorum. Soruyorlar ne kitabıdır gelen? Din kitabı mı? Hayır, din kitabı değil, okunacak kitaptır, bilgi kitabı. Yani insanı bilmezlikten kurtaracak kitaplar.
Odacısı çıkarıp bir sigara yaktı. Yaktı, paketi koydu cebine. Ben sigara içmiyorum ama, ayıpladım. Bir tane de sen yakar mısın diye önermesi gerekirdi. Önerse, üstelrse de yakmam. İyi ki alışmadım sigaraya, tütüne. Hanife hiç hazzetmiyor kokusundan. O yalnız benim kokumdan hazzediyor. Madem öyle, ne karıştırayım kokumun içine başka koku?