Korkunun olduğu yerde, hak, hakikat, anlayış, sevgi, saygı ve verimlilik yoktur. Sevemeyen, potansiyelince üretemiyen insanın yaşamı boşluklarla doludur. Doğal ve gelişmeye yararlı tüm evrensel duyguları aşırıya, bozulmaya uğramış korkulu insan, mutlu olamaz, mutlu edemez.
İnsanlara duyduğu kırgınlık, küskünlük ve kızgınlık, aşırı derecede tedbirli olmaya sevkeder korkulu insanı. Bu tutkunun etkisiyle, ağzısıkı, muhafazakar, cimri, inatcı tutumlar takınabilir. Duygularını açmayı küçüklük ve zaaf belirtisi sayar. Sık sık "reddedilmektense" reddet, "reddedilmeden" reddet psikolojisi ile davranır.