Zafer olgun

Zafer olgun
@Zafer_OLGUN
Aramadığın şeyi bulamazsın...sayfaları karıştırmayı ve cümleleri anlamak önemli...
Kalite uzmanı
Lise
Bursa
37 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
EPİKÜR'ü seviyorum KIZIM.
Epikür' ü seviyorum, diyor kızım ansızın. Felsefeci olan kölelerden biri değil miydi o, diye soruyorum. Hayır, diyor beni düzeltmenin verdiği bir memnuniyetle. O, okuluna köle ve kadın alan ilk kişi, diyor. "Ölümden korkmamıza gerek yok. O varsa biz yokuz. Biz varsak o yoktur," Epikür işte böyle diyor. Sonra, yine ansızın yanıma geliyor ve bana hızlıca sarılıyor: Baba, dedem için üzülüyorum, ama senin için de üzülüyorum çünkü sen de baban için üzülüyorsun. Ve odasına giriyor.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Korku tek ve aynıdır.
İnsan ebeveynini hayalinde defalarca defneder. Onların bir gün öleceği korkusu, en erken korkularımızdan biri olmalı. Çocukken gece yarısı kalkıp annemin nefes alıp almadığını kontrol ederdim, diyor bir arkadaşım. Bir çocuğun, tek başına kaldığında, on- larsız yaşayamayacağı kişiler için duyduğu doğal endişe. Onlar için midir, yoksa çocuğun daha çok kendisi için duyduğu bir korku mudur bu? O anda böyle bir ayrımın olup olmadığından bile emin değilim. Korku tek ve aynıdır.
Sadece yaşlılar ÖLMÜYOR...
80'lerin başında bir öğle sonrası karşı evdeki komşumuzun banyoda hıçıÝa hıçıÝa ağladığını asla unutmayacağım. Ağlaması küçük açık pencereden yayılıyor, sessiz sokağın üzerinde süzülüyordu. Muhtemelen kimsenin duymaması için oraya kapanmıştı, oysa herkes dinliyordu. On yaşındaydım ve geri dönüşü olmayan bir şeyin olduğunu biliyordum, ölümden daha geri dönüşsüz ne olabilir ki? Komşumuz torununun öldüğünü yeni öğrenmişti, benim yaşlarımda bir kızdı. O öğle sonrası kÒ şey öğrendim: sadece yaşlıların ölmediğini ve yetişkin biri bile böyle çaresizce ağladığına göre, insanın bir yakınının ölmesinin çok korkunç olması gerektiğini. Evde yalnızdım ve yerimde mıhlanıp kalmıştım. Acaba komşumuza gitmeli miyim diye düşündüm. Kendisine zarar vermesinden korkuyordum, o küçük pencereden atlamak imkansızdı ama belki başka bir şey yapardı, kimbilir? Öğleden sonra saat üçte, banyonun penceresinden minareden yükselen ezan sesi gibi yayılan o çaresiz feryadı asla unutmayacağım
Babam şimdi bir bahçe...
Çiçekler aslında ölülerin gizli periskopları değil midir? Acaba ölüler dünyayı toprağın altında çiçeklerin saplrƒndan mı izlerler? Evet, babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.
korkacak bir şey yok...
Son bir Portekiz seyahatim vardı ve o yıl için başka hiçbir şeyim yoktu. Nasılsın, kuyruğu dik tutuyor musun? Korkacak bir şey yok, dedi. "Korkacak bir şey yok" en sevdiği ifadeydi. Her sorun için hazır cevabı. Belin çok ağrıyor mu? Korkacak bir şey yok. Bana biraz kilo vermişsin gibi geldi. Korkacak bir şey yok. Fakat sonra -o ekim gününü kafamda defalarca canlandırır- ken şimdi farkına varıyorum- vedalaşmak için kucaklaşırken, arabaya binmeden önce bir şey daha söylemişti: Korkacak bir şey yok, dönmeni bekleyeceğim. Bunu o zaman fark etmiş miydim? Evet ve hayır.