Sesimi sana getirsinler diye ben dağ suları ile konuştum. Ateş hatlarında bir vedaya kanmazsın, su kalbimi kırmaz sanmıştım. Senin için niyetlenince laleler derlemeye, gölgesiz vadilerde, uçurum kıyılarında, tanımadığım çiçekler gösterdi kendini bana. Dünya bu kadar kötü olabilirken, nasıl bu kadar iyi niyetli kaldığımızı anlattılar bana. Ben sana onlardan hikâyeler topladım, en çokta uzun uzun dağ lalesini anlatacaktım. Çiçekler bu defa ellerimi bırakmaz sanmıştım…