Yaşayanla4 ölülerin gözlerini kapatır, ölüler yaşayanların gözlerini açar. Neden hiç kimse başklarının ölümüyle ne yapmamız gerektiğini öğretmez? Neden kimse bize nasıl ölündüğünü, nasıl ölmemiz gerektiğini öğretmez?
Sadece çocukluk ve ölüm vardır, derdi Gaustin. Ölümden söz etmemek için çocukluktan söz ediyorum. Sadece orada, çocukluğumuzda, fiilen ölümsüzüz. Çoğu durumda.
Bu dünyadan ayrılmak üzere olanlar neden hâlâ onun haberlerini takip eder ki? Zatrn yokuş aşağı sürüklenen bir dünyadan ayrılıyorum, dolayısıyla neden üzüleyim ki deyip kendini rahatlatmak için mi? Yoksa bu dünyanın son dakikalarını, bilhassa hayatı oluşturan gündelik olayları, dünya dokusunu, küçük ayrıntılarını mı yaşamak istiyorlar?
Birdenbire yanınızdaki, her zaman var olacağına inandığınız kişi, ölümlüğüyle ışıldamaya başlıyor, saydam ve kırılgan hale geliyor. Hayatının ipliği, sonbahar güneşinde aniden görünür hale gelen örümcek ağları gibi parlıyor.