Akın Çakır

Akın Çakır
Bekleyin bakalım. Ben de sizin gibi bekleyenlerdenim.
… gündeliğin kavurucu yalnızlığına.
Reklam
İnsanların okudukları kitapların sayfalarına karışıp kayboldukları günler çok geride kaldı. Kitaplara uğrayıp hayata kahraman olarak dönenlerin zamanı çoktan geçti. Yazmakta olduğu kitabın içinde karşısına çıkan bir diğer kitabın içine girdikten sonra kaybolan ve bir daha kendisinden haber alınamayan hayalkârlar da yok artık. Kelimeler alemi kalmadı artık. Sayfadaki sihir söndü. Hayat ağır, acımasız bir hakikatle boşalmış ruhların uğultusunda ne şiiri ne sözcüğü ne yazıyı ne kitabı duyuyor. Yalnızca uğultu.
Her soruya yanıt verme gereği duyuyor oluşum içimde köklenmiş suçluluk duygusuna ilişkin bir şey olsa gerek; bazı durumlarda soruya soruyla yanıt vermeyi geç akıl ettim örneğin; o da henüz akıl düzeyinde işliyor bende, refleks düzeyinde değil. Halâ ani sorular karşısında sersemler, hemen aynı hızda bir cevap bulmaya çalışırım. Böyle zamanlarda gerçekte karşınızdaki kim olursa olsun, asıl yanıtlamaya çalıştığınız, çocukluğunuzdan itibaren sizi dünyadaki her şeyden sorumluymuşsunuz gibi yetiştiren anne-babalarımızdır.
Benim gerçeğime bu kadar yabancıyken, neyin bana iyilik olacağını nereden biliyorsun?
Reklam