"Direnişe ağır bir darbe indirdikleri kuşkusuzdur. Halkın arasına ürkütücü düzeyde sızdıkları da bir gerçek. Ama burası mübarek bir toprak. Allah bu toprakları ve halkını bereketli kılmış. Saati gelince, isyan yeniden başlar, o zaman onlar, nasıl bir altüst oluşla tepetaklak olacaklarını göreceklerdir."
Gün 14 Ekim sene 2025, imzalanan "barış" antlaşmasının ertesi! Bahsi geçen sözün söylendiği tarih 80'ler.
Yahut iyilikle kötülük, güzellikle çirkinlik, mutlulukla mutsuzluk, neşeyle keder, latifeyle dert birbirine karışıp iyi insanların kalpleri üstünde bir salıncak gibi bir o yana bir bu yana gidip gelecekler miydi?
Fakat ne olacaktı? İyilik, güzellik ve mutluluk; kötülüğe, çirkinliğe ve mutsuzluğa baskın gelecek miydi? Veya tam tersi; ağrı, sızı, hasret ile dert katlanacak, hasret ve elem bir köz olup insanın yüreğine mi yapışacaktı?