Zana

Zana
@Zanayimdir
Yanlış bilinen doğrular!
_Sık ve çok gülmek, zeki insanların saygısını ve çocukların sevgisini kazanmak, dürüst eleştirilerin takdirine layık olmak ve yanlış arkadaşların ihanetlerine katlanabilmek, güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki en iyiyi bulabilmek, sağlıklı bir çocuk, bahçelik bir arazi ya da daha iyi duruma getirilmiş bir sosyal durum yoluyla bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek, bir tek yaşamın bile sırf siz yaşadınız diye daha rahat soluk almış olduğunu bilmek. İşte "başarmış olmak" budur. _İnsanın gözü de en az dili kadar konuşur, hatta göz dili dünyanın her yerinde sözlüğe başvurmaya gerek kalmadan anlaşıldığı için daha avantajlıdır. Gözler başka, dil başka söylerse, tecrübeli birisi gözlere inanır. _Hiç tanımadığımız birisiyle daha açık ve daha rahat konuşuruz her şeyi. Çünkü onlar bizi yadırgamazlar, hesap sormazlar, kırmazlar. Oysa bizi tanıyanlardan saklarız kendimizi, birkaç kelimemizi. Biliriz ki konuştukça söylediğimiz her şey, günü geldikçe aleyhimizde delil olarak kullanılacaktır. İnsanın Görkemi
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Kertenkele rıza
"İnsanlar, her şeyi marketlerden alır. Ancak dost satan marketler olmadığından dost satın alamazlar ve yalnızlık çekerler. Eğer bir dost istiyorsan, gönlümü al. Sordu: Peki gönül almak nedir? Cevap verdi: İnsanlarla yakınlaşmak demektir. Bu ise günümüzde tamamen unutulmuş bir şeydir. Tekrar sordu: Bunu nasıl yapabilirim? Cevap verdi: Sabırlı olmalısın, hem de çok.
Alıntı
Ben kimim? Burası neresi? Ne yapmam gerekiyor ?
Dünyada hiç kimse yoktur ki, onu Allah'a ulaştıracak bir yol bulmasın. Şimdi bir düşünün... Kapkaranlık bir yerdesiniz. Hiçbir şey göremiyor ve hiçbir şey duyamıyorsunuz. Sonra bir gün sizi alıp başka bir yere götürüyorlar. Gözleriniz bağlı olduğu için siz hala hiçbir şey göremiyorsunuz. Ama anlamlandıramadığınız bazı sesler duyabiliyorsunuz. Biraz bekledikten sonra gözünüzdeki bağı çözüyorsunuz. Her şey bulanık gözüküyor. Hiç bilmediğiniz bir yerde yatarken buluyorsunuz kendinizi. Bu sersemlik hali bir süre daha devam ediyor. Ardından ayağa kalkıp yürüyebilecek duruma geliyorsunuz. Üstelik gözünüz dâhil diğer duyularınızı da iyi kullanabiliyorsunuz artık. Bunlar o kadar da önemli değildi aslında. Asıl önemli olan bir türlü cevaplandıramadığınız sorular! Şayet onlar da, sizin inandığınız gibi inanırlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar; yok eğer yüz çevirirlerse, onlar elbette bir (çelişki ve) aykırılık içindedirler. Sana onlara karşı Allah yeter. O, işitendir, bilendir. (Bakara / 137) Kur'an Kerim Meali
Alıntı
Gafil Gezme Şaşkın Bir Gün Ölürsün
Bedenin şifasına nasıl dikkat ediliyorsa, kalbin şifası da ancak bu şekilde sağlanabilir; bu yüzden buna da özen göstermek gerekir. Peygamberler, nübüvvet nuruyla varlıkların gizli özelliklerini kavramışlardır. Onlardan bu bilgileri alan hekimlere, insanlar bedenin tedavisinde nasıl güvenmek zorundaysa aynı şekilde ibadetlerin sınır ve ölçüleri de peygamberler tarafından belirlenmiştir ve onların haber verdiği şekilde uygulanması gerekir. Çünkü bu ibadetlerin insanın kalbi ve ruhu üzerindeki etkisi, aklın imkânlarıyla tam olarak idrak edilemez. Zira ilaçlar içerdikleri ve aklın kavrayamadığı birtakım özelliklerle bedene şifa verdiği gibi ibadetler de aynı şekilde kalbe şifa veren ilaçlar gibidir. Bu yüzden uyulması gereken akıl değil, peygamberlerdir. İlaçların temel maddeleri olduğu gibi onların etkisini tamamlayan yardımcı bileşenleri de vardır. Gafletten Uyanış
Alıntı
Kalabalık yalnızlık
"...şunu söylemeye çalışıyorum; bir hüzün olan ayrılık zenginleştirici, yenileyici olabilir. Hüzün, tüm insanlığa sunulan bir coşkulu yaratıcılığın kaynağı da olabilir. İnsanları, kültürleri, dilleri, deneyleri yakınlaştırıcı, birleştirici de olabilir." Nar Çiçekleri
Alıntı