Arzular genellikle çelişkili etkiler yaratır. Bir şeyi ne kadar çok ister, ne kadar peşine düşerseniz sizden o kadar kaçar. Ne kadar ilgi gösterirseniz arzu öznenizi o kadar tiksindirirsiniz. Çünkü ilginiz çok güçlüdür, insanları sıkar, hatta korkutur.
Birer çocuk olarak hayata büyük bir coşkuyla başlar, dünyadaki her seyi ister ve bekleriz. Bu, genellikle kariyerlerimize başlarken topluma ilk girişimize kadar sürer. Fakat büyüdükçe yaşadığımı başarısızlıklar geri cevrilmeler zaman içinde sertleşen sınırlar ve oluşturur. Dünyadan daha az şey beklemeye başlayarak gerçekte kendi kendimize zorla koyduğumuz sınırları kabul ederiz. En basit ricalar için bile başımızı eğip özürler dilemeye başlarız.