Ayağa kalktı. Kolunu ileri uzattı; işaret parmağını, en yakın duvara dokundurdu: “bir zamanlar seni sevmiştim. Ve sevgiyi senin suretinde yaratmıştım.“ Boşta kalan elini göğsüne götürdü: “bu kalbin, birini sevmeye ihtiyacı vardı. Ve sen bunu anlamadın. Ve bana eziyet ettin. Ve eziyet ettiğini bilmedin. Gözyaşımı silmedin.”