Konuşmamak ne iyi, bir bilsen. Insan elbette konuşmak istiyor; dert yanmak, haklı çıkmak istiyor. Fakat kelimeler insana ihanet ediyor, insan kendine ihanet ediyor. Kendinden nefret ediyor.
Ben artık ihanet'i oynayabilirdim ancak; ne var ki, bilet alan her namuslu vatandaş, oyunun sonuna kadar beni saygıyla seyretmek zorundaydı. Ben demokrasiden ve insan haklarından bunu anlıyordum. 'İhanet' de konuşmalıydı ve ilgi görmeliydi. Fakat, bütün bunlar sözde kalıyordu ve kütüphane fareleri ölüp gidiyordu. İşte bu mesele, neyse diyerek geçiştirilemezdi. Çünkü, fareler ve kurtlar ölünce bütün deliller de ortadan kalkıyordu.